(1086 S. K. m. 17) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.10.2003 tarih ve 2003/458-2003/938 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, buna rağmen cebri icra tehdidi altında borçlu olmadığı halde 185.250.000.-lirayı ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespiti ile ödediği anılan meblağın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kooperatifin merkezinin Biga olduğunu, hem üyelerinden hem de kooperatif sınırları içerisinde evi ve arsası olanlardan genel kurulca belirlenen yıllık aidat ve katılım payının alındığını, istifanın ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar göre, davalı tarafça yapılan icra takibi İstanbul İcra Daireleri'nce yapılmış ise de; dava tarihi itibariyle kooperatif merkezinin Biga olduğu, davalı kooperatif ile üyesi arasındaki bu davanın HUMK.nun 17 nci maddesi de gözetilerek, anılan mahkemenin yetkili olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin yetkisizlik nedeni ile reddine, istem halinde dosyanın yetkili Biga Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1- Dava, borçsuzluğun tespiti ile ödenen meblağın istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, gerekçe dahi gösterilmeksizin davacının davalı kooperatifin üyesi olduğundan bahisle, sanki davacının üyesi bulunduğu davalı kooperatif ile arasında bir uyuşmazlık varmış gibi, HUMK.nun 17 nci madde hükmü gereğince, davalı kooperatifin merkezinin Biga olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Oysa, davalı kooperatif vekilince davacının üye olduğu savunulmadığı gibi, dosya arasında bulunan davacı tarafça ibraz edilen 28.01.1997 tarihli davalı kooperatife yönelik istifaya ilişkin noter ihtarnamesi davalı kooperatife 03.02.1997 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davacı ile davalı kooperatif arasında üyelik ilişkisinin bulunmadığının kabulü gerekir.
Bu durumda, mahkemece, İİK.nun 72/son maddesi hükmü uyarınca, bu davanın takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabileceğine, davacı hakkındaki icra takibinin İstanbul 3.İcra Müdürlüğü'nce yapılmış bulunmasına göre, yetkili olduğunun kabulü ile işin esasına girilmek gerekirken, isabetli olmayan yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının, temyiz itirazının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy