(6762 S. K. m. 781)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Söğüt Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.04.2004 tarih ve 2003/48-2004/38 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı şirketin ürettiği emtianın nakliyesini üstlendiğini, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu araca yurt içinde taşınmak üzere teslim edilen emtianın taşıma sırasında hasarlandığını, alıcı tarafından iade edildiğini, oysa müvekkilince, nakliye ücreti karşılığı olarak davalı şirkete iki ayrı çek verildiğini ileri sürerek, 20.05.2003 tarihli 324.000.000 lira ve 327.700.000 lira bedelli çekleri iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan şirket vekili, süresinden sonra verdiği yanıt dilekçesinde, nakliye işinin gerçekleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, davalı sürücü Murat Bıçakçı'nın çekle bir ilgisinin bulunmadığı, diğer davalının ise sağlam teslim edilen emtiaları hasarsız şekilde alıcısına teslim etmediği, almış olduğu şeyleri geri vermesi gerektiği gerekçeleriyle, davanın davalı sürücü yönünden husumet nedeni ile reddine, diğer davalı şirket yönünden ise kabulüne karar verilmiştir.
Dava, taşımanın hasarlı yapılmasından dolayı nakliye bedeli karşılığı olarak verilen çeklerin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle davalı şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında, davalıların davacının taşımasını üstlendiği emtiayı taşıdığı, ancak, emtianın hasarlanması nedeni ile alıcısı tarafından kabul edilmediği ve iptali istenen çeklerin nakliye bedeli karşılığı davalı tarafa verildiği konularında bir çekişme bulunmayıp, uyuşmazlık, hasarlı taşımaya rağmen davalı taşıyıcının taşıma ücretine hak kazanıp kazanmadığı, kazanmış ise hangi oranda kazandığı noktasında toplanmaktadır.
TTK'nun 781/son maddesi hükmü uyarınca, taşınan eşyanın bir kısmının telef olması durumunda taşıyıcı, kalan kısmın taşıma ücretini almaya hak kazanacaktır.
Oysa, emtianın tamamı hasarlandığı iddia ve ispat edilmediğine ve bir bölümünün davalı taşıyan tarafından sağlam olarak ulaştırıldığı dosya kapsamından anlaşılmasına göre, TTK'nun 781/son maddesi hükmü uyarınca, bu bölüme isabet eden navlun bedelini davalı taşıyıcı almak hakkını haiz olup, mahkemece, uyuşmazlık da anılan yasa maddesi çerçevesinde herhangi bir incelemeye ve değerlendirilmeye tabi tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, iptali istenen çeklerin nerede olduğu araştırılmadan ve davalı tarafta ise, ibrazı sağlanmadan çeklerin tedavül kabiliyetini ortadan kaldırır şekilde ve 3 ncü şahısların menfaatlerini de zedeler biçimde yazılı şekilde hüküm tesisi de, kabul şekli bakımından doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılardan şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy