(818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.07.2004 tarih ve 2003/534-2004/386 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan davalının alkollü olarak neden olduğu kaza sonucu üçüncü şahsın aracında meydana gelen hasar bedelinin ödendiğini ileri sürerek 695.932.200 TL.nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı duruşma günü tebliğine rağmen, duruşmaya gelmediği gibi savunmada yapmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davalının münhasıran alkollü olması nedeniyle meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu, davacının, 3 ncü kişiye yaptığı ödemeyi talep edebileceği gerekçesiyle davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan 295.932.200 TL.nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili, sigortalı aracın Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartlarına aykırı olarak, alkollü sürücü tarafından kullanılmak suretiyle akde aykırı davranıldığını, bu nedenle 3 ncü kişiye yaptığı ödemenin rücuan tahsilini talep etmiştir.
Davalı yargılama aşamasında 400.000.000-TL kısmi ödeme yapmıştır. Mahkemece, yapılan kısmi ödeme asıl alacak miktarından indirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, kısmi ödeme tarihine kadar alacak miktarının faizi ile birlikte hesaplanarak, B.K.104/son maddesi de gözetilerek, yapılan kısmi ödemenin bu miktardan indirilip, kalan miktarın, kısmi ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde bilirkişi tarafından hesaplanan hasar bedelinden mahsup edilerek davanın kısmen kabulü ile kalan kısmın tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy