(818 S. K. m. 96, 98)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sivas Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.05.2004 tarih ve 2003/302-2004/178 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, mobilya satım işiyle uğraşan müvekkilinin davalı banka ile imzaladığı Visa-Master Card Eurocard ve A... Express Kartları Ödemeler Sözleşmesi kapsamında bir adet POS cihazı teslim aldığını, 30.06.2002 tarihinde bu cihaz aracılığıyla yapılan (21.000.000.000) TL satış bedelinin komisyon tenzil edildikten ve (20.580.000.000) TL'nin müvekkil alacağı olarak kaydedildikten sonra işlemin usulsüzlüğü iddiasıyla ödeme yapılmadığını ileri sürerek, (20.580.000.000) TL'nin 30.06.2002 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu işlemlerin iki adet yabancı bankaca verilmiş sahte kredi kartı kullanılarak yapıldığını, davacı üye işyerinin POS işlemleri için öngörülen ve sözleşmeyle belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporun dayanılarak, davalı bankanın dava konusu satış bedellerinin tümünü yabancı bankalardan tahsil edip davacının hesabına aktardığı, daha sonra sahte kullanım istihbaratı nedeniyle bloke altına aldığı, davacının ise yabancı ülke kredi kartları ile yedi adet koltuk takımının alınması işleminde provizyon sormaya ve kimlik kontrolü yapmaya gerek duymamasının aşırı ihmal ve kusurlu bir davranış olduğu, dava konusu olaydan sonra işyerini hemen kapatan davacının bu malları faturada ismi geçen şahıslara sattığı konusunda vicdani kanaat oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Ancak mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi, bankacılık uygulamaları konusunda uzman bir kimse değildir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden dava konusu işlemlerin bedelinin önce davacı üye işyeri hesabına yatırıldığı sonra davalı banka tarafından şüpheli görülen işlem bedelleri üzerine bloke konulduğu anlaşılmaktadır. Yabancı banka kredi kartlarından Visa-Master Card Eurocard ile yapılan işlemler için yabancı banka tarafından iade talebinde bulunulmuşsa da diğer kart için böyle bir istemde bulunulduğuna ilişkin herhangi bir bilgi veya belge dosyaya sunulmamıştır. Davalı banka, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca şüpheli bulduğu işlem bedeli üzerine bloke koyabilirse de, yabancı bankaya iade etmediği veya böyle bir istemde bulunulmayan bedeli ilanihaye blokede tutamaz. Dolayısıyla davalı bankadan yabancı kredi kartları ile ilgili ve yabancı bankalar tarafından yapılan iade istemine ilişkin tüm bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması istenilmelidir. Eğer bir iade istemi ve bu istem sonucunda paranın iadesi zorunluluğu doğmuşsa bu kez tarafların sözleşme ile belirlenen yükümlülüklerini yerine getirip getirmedikleri, diğer bir anlatımla kusurlu olup olmadıkları tespit edilmelidir.
Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan kayıt ve belgeler getirtildikten sonra taraflar arasında imzalanmış dava konusu sözleşmeler ile birlikte bankacılık ve uluslararası kredi kartları konusunda uzman bir bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy