(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 27. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.07.2004 tarih ve 2003/734-2004/352 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı üyesinden olan aidat alacağı, gecikme zammı ve faizin tahsili amacı ile başlatılan icra takibinde, davalının ana para hariç gecikme cezalarına ve faize itiraz ettiğini, borçlunun genel kurulda alınan kararlardan haberinin olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, aidatın gecikmesinde uygulanacak temerrüt faizinin genel kurul kararına dayandığı, bu kararın iptali için dava açılmadığı ve asıl alacağın ödendiği gerekçeleriyle, asıl alacağın aylık % 10 gecikme cezası olan 1.680.000.000 TL. ile ayrıca 693.900.000 TL. işlemiş faizin, asıl alacak miktarı ile toplamı olan 3.373.900.000 TL üzerinden takibin devamına, işlemiş faiz ve gecikme cezası toplamının % 40'ı olan 949.560.000 TL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde ve mahkeme kararının hüküm kısmında ana para ile ilgili olarak, ayrıca itirazın iptaline karar verilmeyip, itiraz edilmeyen bu bölüme ilişkin kalemin kesinleştiğinin de belirtilmesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, aidat alacağının süresinde ödenmemesi halinde genel kurulca karara bağlanan temerrüt faizine ilişkin itirazın iptali istemi olduğundan, mahkemece davalının, genel kurulda belirlenen ödeme günlerine ilişkin temerrüdünden itibaren genel kurul kararına dayalı gecikme faizi oranı üzerinden temerrüt faizi hesaplanarak, sonucuna göre bir karar vermek ve bununla yetinmek gerekirken, hukukçu bilirkişiden alınan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak, temerrüt faizinden başka 693.900.000 TL. daha bir miktardan da yine temerrüt faizi adı altında davalının sorumlu tutularak, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3- Öte yandan, mahkemece, benimsenip hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, 1.000.000.000 TL. asıl alacak, 1.680.000.000 TL. gecikme cezası ve 693.900.000 TL. işlemiş faiz olmak üzere takip tarihi itibariyle davacı kooperatifin 3.373.900.000 TL. alacaklı olduğu belirlenmiş olup, gecikme cezasının faiz niteliğinde olduğu gözetilmeksizin, BK'nun 104 ncü maddesinde hükme bağlanan faize faiz uygulanması yasağına aykırı olacak biçimde, yazılı şekilde hüküm kurulması da kabul şekli bakımından doğru görülmemiştir.
4- Mahkemece, davanın sorumlu tutulmaması gereken 693.900.000 TL. üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi de kabul şekli bakımından doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazının reddine, diğer bentlerde açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy