(2918 S. K. m. 98/1, 99/1) (6762 S. K. m. 1292, 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Erzurum Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.07.2003 tarih ve 2002/28-2003/480 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin miras bırakanlarının davalının trafik sigortacısı bulunduğu araçta yolculuk yaptıkları sırada meydana gelen trafik kazası sonucu öldüklerini, ölüm tazminatının ödenmediğini iddia ederek, her bir müvekkili için 100.000.000 TL. olmak üzere toplam 600.000.00 TL.nin olay tarihi olan 10.01.2001 gününden itibaren faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkemenin Şişli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, ihbarda bulunulmadığını, temerrüde düşürülmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, her bir davacı için 100.000.000 TL.den toplam 600.000.000 TL.nin olay tarihi olan 10.01.2001 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda dava, taşımayı yapan aracın trafik sigortacısı aleyhine açılmıştır. Ancak, sigortacının zarar giderme yükümlülüğünü kamu düzeni amacıyla mecburi hale getiren KTK.nun 98/1 ve 99/1 nci hükümlerinde sigortacının gerek bedensel, gerekse şeye gelen zararları ödeme yükümlülüğünün durumun sigortacıya ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde yerine getirmek şeklinde belirlenmiş bulunmaktadır. Bu durum, genel şartların 12 nci maddesinde de açıkça ifade edilmiştir. Esasen anılan hükümler, TTK.nun 1299 ve 1292 nci maddesi hükümlerinin özel bir düzenlemesi niteliğindedir. O halde, davacılar tarafından sigortacıya dava tarihinden önce yukarıda değinilen biçimde bir başvuru yapılıp yapılmadığı araştırılıp, davacılar vekiline bu yönde delilleri sorulup, başvuru mevcutsa başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasında, başvuru yoksa dava tarihinde sigortacının temerrüde düşeceği dikkate alınarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde olay tarihinin esas alınması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy