(818 S. K. m. 41, 43) (1086 S. K. m. 85)
Dava: Dava, haksız eylemden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir Taraflar arasında görülen davada Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.03.2004 tarih ve 2001/307 - 2004/99 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalılardan Ali Rıza Çardak'ın kullandığı aracın Coşkun Kıvanç'ın kullandığı araca çarpması sonucu Coşkun Kıvanç'ın vefat ettiğini, aynı araçta bulunan Korhan Öztürk'ün ise yaralandığını ileri sürerek, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla murisin eşi Yeliz ve kızı Melisa için ayrı ayrı olmak üzere 500.000.000. TL maddi, 4.000.000.000. TL manevi, Korhan için iyileştirme ve tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması nedeniyle 500.000.000. TL maddi, 1.000.000.000. TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.500.000.000. TL'sinin davalılardan tahsilini istemiş, 04.12.2001 tarihli ıslah dilekçesi ile araçtaki hasar ve değer kaybı nedeniyle 3.108.900.000. TL maddi tazminat ile tüm maddi tazminatların davalı şirketten sigorta limitleri dahilinde, tüm maddi ve manevi tazminatların ise davalı Ali Rıza Çardak'tan alınmasına ve tüm tazminatlara kaza gününden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini istemiş, 05.06.2003 tarihli ıslah dilekçesi ile de, 345.000.000. TL cenaze ve defin masrafı ile Yeliz için 15.497.371.000. TL, Melisa için de 10.257.564.842. TL destekten yoksun kalma tazminatının yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı T.Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Garanti Fonu vekili, müvekkilinin sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kaza tarihi itibariyle teminat limitinin kişi başına ölüm halinde 11.000.000.000. TL olduğunu, kusur ve zarar tespiti yönlerinden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, ölenin hak sahiplerine Sosyal Güvenlik Kuruluşları tarafından bağlanan gelirlerin destekten yoksun kalma tazminatından tenzil edilmesi gerektiğini, ıslah talebinin iki yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapıldığını, bu nedenle ıslahla artırılan miktarın reddi gerektiğini ve müvekkilinin kaza tarihi itibariyle faizden sorumlu tutulamayacağı hususlarını savunmuştur.
Davalı Ali Rıza Çardak, istenen miktarları ödeyemeyeceğini bildirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Ali Rıza Çardak'ın tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza sonucu Coşkun Kıvanç'ın vefat ettiği, Korhan Öztürk'ün ise yaralandığı, davalının aracının trafik sigortasının olmadığı, kaza tarihinde geçerli zorunlu sigorta teminat limitinin kişi başına 18.000.000.000. TL olduğu, Coşkun'un ölümü nedeniyle mirasçılarına bağlanan aylığın ölüm sigortasından kaynaklandığından tazminatlardan mahsubunun mümkün bulunmadığı gerekçesiyle manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile hüküm altına alınan miktarların davalı Ali Rıza Çardak'tan olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline, davacı
Korhan'ın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 220.147.800. TL maddi tazminatın her iki davalıdan faiziyle birlikte tahsiline, davacı Yeliz yönünden araç hasarı ve değer kaybı olarak istenen tazminatın kısmen kabulü ile hüküm altına alınan miktarın faiziyle birlikte davalı Ali Rıza'dan tahsiline, cenaze gideri ile Yeliz ve Melisa için destekten yoksun kalma tazminatı olarak istenen tazminat miktarının kısmen kabulü ile 18.000.000.000. TL tazminatın davalılardan faiziyle tahsiline, kalan 7.845.935.842. TL destekten yoksun kalma tazminatının ise faiziyle birlikte davalı Ali Rıza'dan tahsiline, faizlerin davalı Fon yönünden dava tarihinden, Ali Rıza yönünden ise olay tarihinden itibaren işletilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Garanti Sigortası Hesabı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız eylemden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dava dilekçesinde, manevi tazminat ile fazlaya ait haklar saklı tutularak maddi tazminat istemlerinde bulunulmuş, yargılama sırasında 04.12.2001 tarihinde verilen ıslah dilekçesi ile davacı murisi Coşkun Kıvanç'a ait araçta kaza sonucu meydana gelen hasar ve değer kaybı ile tüm tazminatlara kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi istenmiştir. Islah yolu ile, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesi sağlanmaktadır. Islah, bir tarafın tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile yapılıp, geçerliliği karşı tarafın da, mahkemenin de kabulüne bağlı değildir. Bir taraf, aynı davada HUMK'nun madde 83/c.2 uyarınca ancak bir kere ıslah yapma hakkına sahiptir. İkinci defa ıslah yoluna başvuramaz. Bu durumda, davacı tarafın 04.12.2001 tarihli ilk ıslahtan sonra yaptığı 05.06.2003 tarihli ikinci ıslah ile destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin istemi artırması, cenaze ve def'in gideri istemesi, aynı tarafın aynı davada bir kere ıslah yapma hakkına sahip olduğu yönündeki hükme aykırı bulunduğundan, ikinci ıslah geçersiz olup, bu ıslah dilekçesine konu istemlerin göz önüne alınması mümkün değildir. O halde mahkemece, mümeyyiz davalı Garanti Sigortası Hesabı yönünden davacılar Yeliz ve Melisa için dava dilekçesinde istenen maddi tazminat miktarlarının mümeyyiz davalının kabul ettiği teminat limiti içinde kaldığı ve SSK tarafından murisin hak sahiplerine bağlanan aylıkların rücuya tabi olmadığının bildirilmesi karşısında istenilen tazminat miktarlarından bu nedenle indirim yapılmasının mümkün olmadığı ve ilk ıslah dilekçesinde faiz istendiği de göz önüne alınarak, dava dilekçesinde istenilen maddi tazminat miktarlarının dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalı Garanti Sigortası Hesabı'ndan tahsiline karar verilmesi gerekirken, ikinci kez yapılan ve geçersiz bulunan ıslah doğrultusunda davacılar Yeliz ve Melisa için artırılan destekten yoksunluk tazminatından mümeyyiz davalının sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve kapsamına göre, mümeyyiz davalı Garanti Sigortası Hesabı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Karayolu
Sonuç: Trafik Garanti Sigortası Hesabı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, anılan mümeyyiz davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek kalmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy