(818 S. K. m. 41, 145) (6762 S. K. m. 3, 762)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 6.Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 25.06.2004 tarih ve 2001/1054-2004/353 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalılardan Refik Uyar ve Kamil Koç Otobüsleri A.Ş vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.03.2005 günde davalılar Kamil Koç Otobüsleri A.Ş avukatı Ahmet Kılıçoğlu ile davacı avukatı Yusuf Rıza Çolak gelip, diğer davalılar avukatları tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların işleten ve sorumlu sigortacıları olduğu otobüsün kaza yapması sonucun da müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek asıl davada 1 milyar TL manevi, birleşen davada ise 69.925.000.000 TL'nin, ıslah ile de tam felçli müvekkilinin bakıcı gideri için 106.000.000.000 TL olmak üzere toplam 175.129.000.000 TL'nin olay tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir. Yargılama aşamasında ilk davada istenen 1 milyar TL maddi tazminat içindeki 550.000.000 TL'lik tedavi giderleri taleplerinden vazgeçmiştir.
Davalı Refik vekili, olayda tüm kusurun sürücüde olmayıp, karayolunda da kusur bulunduğunu, davacının maluliyetinin belirtildiği gibi %100 olmadığını, istenen teminatın abartıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Kamil Koç Otobüsleri A.Ş vekili, asıl davada yanıt vermemiş birleşen davaya verdiği yanıt ile davacının maddi manevi tazminatının ödenip ibra edildiklerini, ayrıca davacıyı müvekkilinin işe alıp on yıl süre ile çalışmak üzere yazılı anlaşma yaptıklarını, her ay maaşının da ödendiğini, yargılama sırasında ıslaha karşı da, bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre asıl davada feragat edilen tedavi giderleri dışında kalan davacının iş göremezlik zararının 70.335.000.000 TL olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 550.000.000 TL maddi ve 750.000.000 TL manevi teminatın tahsiline karar verilmiştir. Dairemizce temyiz eden Hür Sigorta AŞ'nin ibraz ettiği ibranamenin dikkate alınması gerektiğine işaretle karar bozulmuştur. Bozmaya uyarak yapılan yargılama sonunda, davalı sigorta şirketlerinden poliçe limitleri olan 100 milyar TL'nin tahsil edildiği ve bu davalılar hakkındaki davanın geleceğe bırakıldığı, davalı Refik'in ilk davada hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat tutarı olan 1.300.000.000 TL'nı ödediği, yine davalı Kamil Koç Otobüsleri AŞ'nin ilk davadan önce aldığı ibraname ile davacıya 1.800.000.000 TL ödeme yaptığı, bu ödemenin ilk davanın karar tarihi olan 28.04.2000 tarihi itibariyle uyarlanmış tutarın 6.848.283.000 TL olduğu, buna göre davacının tahsil ettiği tutarların toplamının 7.498.282.983 TL'nin bilirkişi raporunda saptanan iş göremezlik tazminatı tutarı 70.375.000.000 TL'den tenzili ile bakiye iş görememezlik zararı 62.876.717.017 TL talep hakkı bulunduğu, bozmadan sonra yapılan ıslah ile bakıcı gideri tazminatı istenmiş ise de, ilk davada saklı tutulan tazminat kalemi işi de bakıcı gideri olmadığı gibi birleşen davada fazla hakkın saklı tutulmadığı, bu nedenle istem ıslah olarak nitelendirilmiş olmasına rağmen yeni bir dava niteliğinde görüldüğünden ilk ve birleşen davada bu kalem adı altında belirtilen tazminatın isteminin dinlenemeyeceği gerekçesiyle 62.376.717.000 TL'nin olay tarihi olan 13.04.1994 den itibaren yasal faiz ile birlikte davalılar Refik ve Kamil Koç AŞ'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalılar Refik ve Kamil Koç A.Ş vekilleri temyiz istemiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 2. davada davacının fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmamış olup, davalılar açısından kesinleşen ilk davada fazla hakların saklı tutulmuş olmasının, ilk ve 2. davada istenmeyen bakıcı giderleri tazminatının 2.davanın ıslahı suretiyle istenmesinin mümkün olmayıp, ayrı bir davada istenmesinin gerekmesine göre davacı vekili ile davalı Refik vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki ilişki TTK'nun 762 ve devam eden maddelerinde düzenlenen taşıma sözleşmesi ilişkisi olup TTK'nun 3. maddesi gereğince ticari işlerden olmasına buna göre de birleşen davada istem gibi avans oranları üzerinden faize hükmedilmesi gerektiği halde yasal faiz verilmesi doğru görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalılardan Kamil Koç Otobüsleri A.Ş, kaza sonrasında düzenlenen ibraname gereğince davacıya tazminat ödemesi ve ayrıca iş sözleşmesi imzalayarak 10 yıl süre ile işe gelme zorunluluğu olmaksızın SSK tavan ücreti üzerinden işe almıştır. Gerek ibraname ile yapılan ödeme gerekse davacının bila hizmet işe alınmış olması suretiyle maddi/manevi zararlarının karşılanması yoluna gidilmiş olması nedeniyle davalı Kamil Koç Otobüsleri A.Ş hakkındaki davanın reddi gerekmektedir. Ancak, mahkemece, ibranamenin ve sözleşmenin müteselsil sorumlulardan davalı Refik açısından BK'nun 145. maddesi çerçevesinde sonuç doğurup doğurmayacağı ayrıca belirlenecektir.
4- Birleşen davada faiz kaza tarihinden itibaren istenmiş olmasına rağmen, talep aşılarak daha önceki bir tarihin esas alınmış olması da doğru görülmediğinden kararın bu nedenle davalı Refik yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı Refik vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı Kamil Koç Otobüs işletmeleri AŞ yararına, 2 nolu bent gereğince davacı yararına ve 4 nolu bent gereğince davalı Refik yararına BOZULMASINA, taktir edilen 400 YTL duruşma vekillik ücretinin her bir taraftan alınarak yek diğerlerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 07.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy