(1163 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.06.2004 tarih ve 2002/1398-2004/561 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin istifa ederek üyelikten ayrıldığını, ayrılma payının tahsiline yönelik başlattığı takibin üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tespit giderlerinin müddeabihe dahil olmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, davalı kooperatif üyeliğinden istifa eden davacının, ödediği aidatların tahsili istemine ilişkindir.
Davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 15/2 maddesine göre, ayrılan ortağın yerine yeni ortak alınması halinde, istifa eden ortağın ödemelerinin derhal geri verileceği öngörülmüş olup, davacı taraf iddiasında, yerine yeni ortağın alındığını, alacağının muacceliyetinin ve davalının temerrüdünün buna göre belirlenmesinin gerektiğini ileri sürmüş bulunmasına göre, davacının bu iddiasının araştırılması, davalı kooperatifin temerrüt tarihinin bu çerçevede belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3) Öte yandan, yapılan yargılama sonunda, icra inkar tazminatının işlemiş faiz ve kabul edilen alacak miktarının toplamı üzerinden hükmedilmesi gerekirken, sadece ana alacak üzerinden hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
4) Kabule göre, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, birikmiş faiz alacağının 8.523.935.000 TL. olarak hesaplanmış olmasına rağmen mahkemece 8.523.935 TL. üzerinden hüküm tesisi de doğru bulunmamıştır.
5) Bozma neden ve şekline göre, vekalet ücreti hususundaki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2, 3, 4 ve 5 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy