(6762 S. K. m. 1299) (1086 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.06.2004 tarih ve 2002/28-2004/303 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin nakliyat sigorta poliçesini düzenlediği emtianın İstanbul'dan Hannover'e demiryolu ile taşınması işini davalıların üstlendiğini, nakliye bitiminde belirlenen hasarın sigortalıya ödendiğini, davalıların taşıma sırasında oluşan hasardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 9.205.000.000.- TL.'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı TCDD vekili, taşıma sırasında düzensizlik olduğuna dair tutanak tutulmamış olmasına göre zararın taşıma sırasında olmadığını, kusurları bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara göre benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, emtianın sağlam olarak vagonlara yüklendiği, tahliye aşamasında tutulan kayıp hasar raporuna göre yüklenen paletlerin kaymış olduklarının belirlendiği, hasara paletlerin üst üste aşırı yüklenmesi nedeniyle alttaki paletlerin kayışlarının gevşemesi sonucu nakil sırasındaki fren ve hızın neden olduğu, bu durumda taşıyıcı TCDD'nin sorumlu olduğu, diğer davalı şirketin sigortalının komisyoncusu olup hasardan sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... Nak. Ltd. Şti. hakkındaki davanın reddine, 9.205.000.000.- TL.'nin davalı TCDD'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı TCDD vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından nakliyat sigortası yapılan emtianın davalı tarafından demiryolu ile yapılan taşımasından kaynaklanan rücu istemine ilişkindir.
Sigortalı emtianın İstanbul'dan Viyana'ya kadar demiryolu ile taşınmış olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmayıp taşımanın kalan kısmı karayolu ile gerçekleştirilmiş ise de, davacı vekili hasarın taşımanın demiryolu ayağında gerçekleştiğinden bahisle sigortalısına ödediği hasar bedelini davalı taşıyıcıdan talep etmiştir.
Davalı vekili, yargılama aşamasında taşımanın demiryolu ile yapılması nedeniyle uyuşmazlığa Uluslararası Demiryolu Taşımalarına İlişkin Sözleşme ( COTİF )'nin "B" Eki CİM hükümlerinin uygulanması gerektiği ve buna göre aktif husumetin belirlenip hasara ilişkin tutanak düzenlenmesi gerektiğini savunmuş bulunmasına rağmen bu savunmanın değerlendirilmeksizin yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy