(6762 S. K. m. 4, 948, 1019, 1361)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.07.2004 tarih ve 2002/250-2004/659 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D.Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalı manyezit emtiasının, davalıya ait Yaşar Kaptan adlı gemiyle Mudanya'dan Romanya'ya taşınması sırasında 30.09.2001 tarihinde geminin batması sonucu zayii olduğunu ileri sürerek T.T.K.'nun 1361. maddesi gereğince sigortalıya ödenen 524.828.997.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, gemi ve yükün batmasının denizin tehlikesinden meydana geldiğini, geminin her bakımdan denize, yola ve yüke elverişli şekilde sefere çıktığını, sörveylerinin yapıldığını, bu nedenle davalı taşıyan/donatanın sorumlu tutulamayacağını, bir an için sorumlu tutulacağı varsayılsa bile T.T.K.'nun 948. maddesi gereğince navlun bedelini aşan talebin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacı sigortacının oluşan zarar bedelini sigortalının icazet verdiği şirkete ödemek suretiyle halefiyete dayalı olarak bu davayı açma hakkının bulunduğu, geminin ve yükün batmak suretiyle zayii olduğu, davalı donatan-taşıyanın geminin denize, yola ve yüke elverişliliğinin temini ve devamı yönünden gerekli dikkat ve özeni gösterdiği, geminin batma sebebinin yolculuğun başlamasından önce bu dikkate ve özene rağmen tespitinin mümkün olamayacağı, T.T.K.'nun 1019/2. maddesindeki sorumluluktan kurtulma şartları olayda mevcut olduğundan davalının sorumsuzluk karinesinden yararlanması gerektiği, bu nedenle oluşan zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4'ncü maddesine eklenen fıkra uyarınca iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir. değinilen Yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda 19.07.2004 tarihli olurla İstanbul'da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
Somut uyuşmazlık 6762 sayılı T.T.K.'nun Deniz Ticareti başlıklı 4'ncü kitabında düzenlenen hükümler gözetilerek çözümleneceğinden davanın görülüp sonuçlandırılması Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görevine girmektedir. Görev hususu yargılamanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde tutulacağından görevsizlik kararı verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte belirtilen nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy