(Yangın Sigortası Genel Şartları m. A.4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.04.2004 tarih ve 2002/1640-2004/362 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği işyerinin davalı şirket nezdinde İşyeri Paket Poliçesi ile sigortalı olduğu esnada 03.12.2001 tarihinde meydana gelen yağışlar nedeniyle dahili su hasarının meydana geldiğini, davalı şirkete hasar başvurusu yapılarak ekspertiz incelemesi yaptırılmış olmasına rağmen davalı şirket tarafından gerekçe gösterilmeden istemin reddedildiğini ileri sürerek, 1.420.000.000.-TL hasar tazminatının temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, meydana gelen hasarın Yangın Sigortası Genel Şartları 4.4. maddesi çerçevesinde teminat dışı kaldığının anlaşıldığından istemin reddedildiğini, ayrıca davacının istediği hasar bedelinin fahiş olduğunu ve müvekkili şirketin temerrüdü söz konusu olmadığından temerrüt faizine ilişkin istemin de hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yağmurun sebep olduğu ve çatıdan sızan suların oluşturduğu rizikonun dahili su hasar klozuna dahil bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 1.417.050.000.-TL'sının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı şirkete İşyeri Paket Poliçesi ile sigortalı yerde meydana gelen hasarın tazmini istemine ilişkindir. Davalı şirket, hasarın sigortalı yerin kendi ayıbından kaynaklanması nedeniyle hasarın tazminine yönelik davacı isteminin sigorta teminatı dışında kaldığını tüm aşamalarda tekrar etmiştir. Bu durumda, yağmur sonucu sigortalı işyerinde oluşan dahili su hasarının poliçe ile sağlanan sel ve su teminatı kapsamında kalıp kalmadığının incelenmesi gerekmektedir. Bu nedenle, sigortalı işyerinde yağmur sonucu meydana gelen hasarın oluşumu, nedeni, niteliği ve çatısının riziko anındaki durumunun belirlenmesinin inşaat işlerinde uzmanlığı gerektiren teknik bir konu olduğu ve gerektiğinde bu hususların teknik bilirkişinin katılımı ile hasara konu binada yapılacak bir keşfi de gerektirdiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece inşaat mühendisi bir bilirkişinin de katılımı ile düzenlenecek rapor içeriğine göre davalının hasarın sigorta teminat dışında kaldığı yönündeki savunmasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, sadece sigorta uzmanı bilirkişiden, uzmanlık alanı dışında kalan binanın ayıplı olup olmadığı konusunda dosya üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan ve bilirkişinin davacıya ait binanın çatısının tamamen kaplı ve her hangi bir şekilde çatı kaplamaları arasından su sızmasının mümkün olmadığını bildiği yönündeki tamamen subjektif değerlendirmeye dayalı görüşünü içeren, objektif ve bilimsel verilere göre düzenlenmediğinden hükme esas alınması yasal bulunmayan raporuna itibar edilerek, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy