(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Edremit Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.07.2004 tarih ve 2001/772-2004/776 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife hisse satın almak suretiyle üye olduğunu, 2000 yılına ait genel kurula davet edildiğini ve katıldığını, ancak daha sonra üyeliğinin silindiğinin bildirildiğini ve bu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ihraca ilişkin kararının iptali ile üyeliğin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işlemin bir ihraç değil sahte üyeliğin silinmesi olduğunu, kabule ilişkin yönetim kurulu kararında iki imzanın sahte olduğunu ve suç duyurusu yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ihracın usulsüz olduğu, üyelik kaydının usulsüz olmasının ihraç nedeni olamayacağı, kaldı ki bunun da usule uygun olarak tamamlandığı, ceza davasının sonucunun kooperatif yöneticilerini ilgilendireceği gerekçeleriyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar mahkemece bu yöndeki savunmaya rağmen davacının üyeliğe kabulüne ilişkin yönetim kurulu kararındaki iki üyenin imzasının sahte olduğunun araştırılmaması doğru değil ise de, kooperatif üyeliğine kabul Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kooperatif yetkili kurullarının bu yönde alacağı bir kararla gerçekleşebileceği gibi, üyeden ödeme kabul etmek ve onu genel kurula çağırmak gibi işlemlerle zımnen de gerçekleşmesinin mümkün bulunmasına dava konusu olayda davalı kooperatifin davacıdan aidat almak ve onu genel kurula davet etmek suretiyle üyeliğin zımnen de kabul edilmiş bulunmasına ve davalı tarafça genel kurul kararıyla üye sayısının dondurulduğu hususunun iddia ve ispat edilmemiş bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy