(5846 S. K. m. 48, 52)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01.07.2004 tarih ve 2002/741-2004/382 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin mali haklarını devir aldığı Oynatmaya Az Kaldı adlı eseri davalıların Son adlı sinema filminde kullandıklarını, ihtara rağmen kullanımı sürdürdüklerini, mali ve manevi hakları ihlal ettiklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1 milyar TL maddi tazminatın FSEK'na göre üç katının ve 5 milyar TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava dilekçesinde açıklanan sinema filminin yapımcısı ve yönetmeninin müvekkili Z. Levent Kırca olduğunu, diğer müvekkillerine husumet düşmediğini, sadece müvekkili şirkete gönderilen ihtarnamede davacının hak sahibi olduğuna dair sözleşme bulunmadığını, geçerli devir sözleşmesinin de olmadığını, tazminatın fahiş bulunduğunu, zaten şarkı adının da halk tekerlemesi olduğunu, oyuncunun doğaçlama olarak kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sunmuş olduğu eser devir sözleşmesinin FSEK'nun 52 nci maddesinde açıklanan hususları kapsamadığı, devrin hangi eserlere yönelik olduğunun, ne kadar süre için yapıldığının ve hangi tarihler arası uygulanacağının belirtilmediği, geçersiz sözleşmeye dayalı hak talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, mali hakları devralınan eserin izinsiz kullanıldığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, 'Oynatmaya Az Kaldı' adlı müzik eserinin mali haklarının müvekkilince devralındığını, davalıların anılan müzik eserini izinsiz olarak kullandıklarını ileri sürmüş, iddiasını da Beyoğlu 34 ncü noterliğince düzenlenmiş 17.09.1999 tarihli sözleşmeye dayandırmıştır. Dava dışı eser sahibi M. Fatih Erkoç ile davacı arasında akdedildiği anlaşılan iş bu sözleşmenin incelenmesinde, konusunun eser sahibinin bestelediği, besteleyeceği, sözünü yazdığı ve yazacağı eserler olduğu, eser listesinin sonradan düzenleneceğinin kararlaştırıldığı, devredilen hakların ayrıntılı şekilde açıklandığı ve sözleşme süresinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlendiği anlaşılmaktadır. Sunulan listede de uyuşmazlık konusu eserin adına yer verilmiştir. Ayrıca, dava dışı eser sahibi M. Fatih Erkoç'un açılan bu davaya muvafakat verdiğine dair 30.04.2003 tarihli noterden düzenlenmiş belge ibraz edilmiştir. FSEK'nun 48 nci maddesinde eser sahibi ve mirasçılarının kendilerine tanınan mali hakları süre, yer ve içerik itibariyle mahdut veya gayri mahdut, karşılıklı veya karşılıksız devredebileceği düzenlenmiş olup, anılan tasarruf muamelelerinin ancak mevcut eserleri kapsayacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Yasa'nın 52 nci maddesinde de mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konusu hakların ayrı ayrı gösterilmesinin zorunlu bulunduğu vurgulanmıştır. Bu düzenlemeler, eser sahibinin haklarını koruyucu amir hükümlerdir. O halde, davacı ile dava dışı eser sahibi arasında sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle M. Fatih Erkoç'un sözünü yazdığı ve bestelediği eserleri kapsar şekilde mali hakların devri bakımından geçerli bir sözleşmenin bulunduğu, uyuşmazlık konusu eserin sözleşmeye ekli listede yer aldığı, kaldı ki eser sahibinin bu davaya muvafakat verdiği dikkate alınıp, davacının dava açma hakkı bulunduğunun kabulüyle sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy