(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Divriği Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.2.2002 tarih ve 2000/74-2002/11 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili asıl ve birleşen davalarda, kooperatif ortağı olan müvekkillerinin davalılardan aldığı gübrenin bozuk olması nedeniyle ürünlerinin zarar gördüğünü ileri sürerek ayıplı gübre bedelleri ve zarar gören ürünler nedeniyle toplam 36.370.000.000 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kooperatif temsilcisi, diğer davalıdan yüzlerce ton gübre alıp ortaklarına dağıttıklarını, diğer ortakların bir şikayeti olmadığını, davacıların gübrenin tamamını tarlaya atarak kullandığını, ayıplı mal için süresinde ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davalıların süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, dava konusu gübrelerin Türkiye'nin bir çok yerinde kullanıldığını, başka yerlerden hiçbir şikayet gelmediğini, ürünlerde meydana gelen zararın gübre üretim hatasından değil, tabiat şartları ve depolama koşullarından kaynaklanmış olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacılar tarafından satın alınan gübrelerin tamamını kullanıldığı, dava açılmadan ve deliller ortadan kaybolmadan önce bozuk olduğu iddia edilen gübrelerin kullanımından kaynaklanan ürün azalmasına yönelik veya gübrelerden numune alınarak standartlara aykırı üretildiği, bozuk olduğu hususunda bir tespit yaptırılmadığı, gübrelerin kullanıldığı yörede kuraklıktan kaynaklanan %50'ye yakın miktarda ürün kaybı olduğu, deliller kaybolduktan ve Tarım İlçe Müdürlüğü'ne borçlarını erteletmek için başvurduktan sonra dava açılmasının iyi niyetle bağdaşmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davaların reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy