(6762 S. K. m. 1301) (7201 S. K. m. 35)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.07.2004 tarih ve 2003/661-2004/344 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigorta vekilinin, TTK. nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece davanın reddine ilişkin kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı kasko sigorta rücu davasıdır.
Somut olayda mahkemece, davalılardan Hasan Köse ve Rıfat Köse'ye ilanen tebligat yapılması hususunda davacı vekiline süre verilmiş, verilen süre içerisinde anılan davalılara ilanen tebligatın yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Oysa, davalılardan Rıfat Köse'nin, hazırlık soruşturmasına esas olmak üzere zabıtaca alınan ve dosya arasında bulunan beyanında adresi açıkça belli olduğu gibi, diğer davalının adresi dahi trafik tescil bürosunca gönderilen yazı içeriğinden açıkça anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda anılan davalılara belli olan adreslerine dava dilekçesinin tebliği cihetine gidilmesi, gerektiğinde 7201 Sayılı Tebligat Yasasının 35 nci maddesi uyarınca dava dilekçesinin tebliğ edilmesi, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması sonrasında işin esasına girilmesi gerekirken, yerinde görülmeyen yazılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy