(6762 S. K. m. 370) (818 S. K. m. 18, 19, 20)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.07.2003 tarih ve 2000/111-2003/885 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.04.2005 gününde davacı avukatı M. Cengiz Kıyıcı ile bir kısım davalılar vekili Mehmet Esinli gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin 14.08.1998 tarihi itibariyle %100 nispetinde pay sahibi olduklarını, bu hisselerin tamamının 14.08.1999 tarihli sözleşme ve protokol gereği davalılardan Süha Sezen, Gülşen Yiğit, Çiğdem Yiğit, Metin Parlatan ve İbrahim Süzme'ye satış bedelinin ödenmemesi ve edimlerin yerine getirilmemesi halinde sözleşmenin feshedilerek, satılan hisselerin geri alma haklarının açıkça saklı tutularak devredildiğini, adı geçenlerin sözleşmeye aykırı hareket ederek hisse satış bedelini belirlenen şekil ve surette ödememeleri ve sözleşme edimlerini yerine getirmemeleri sebebiyle, müvekkillerince öncelikle taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, müvekkillerinin saklı tuttukları geri alma haklarını kullanarak, öncelikle hisselerin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde 31.12.1998 tarihli ihtiyati tedbir kararı alarak, akabinde davalı şirketin devir sözleşmelerine konu %100 oranındaki paylarının, hisse devirlerinin iptaliyle ciro ile teslim edilen muvakkat pay ilmuhaberlerinin müvekkillerine iadesi talebiyle dava açıldığını, bu esnada alınan bilirkişi raporunun müvekkillerinin haklılığını ortaya koyması üzerine, 03.12.1999 tarihinde TTK. nun 370 nci maddesi uyarınca gerçekleştirdikleri şirket olağan genel kurul toplantısında şirket sermayesinin (670.000.000.000) TL.den (2.500.000.000.000) TL.ya nakten artırılması yönünde ana sözleşme değişikliğine gidildiğini, diğer davalıların sermaye artırımı suretiyle oluşan yeni payların maliki gibi gösterildiğini, tüm davalıların kötü niyetli olup, yapılan işlemlerin muvazaanın varlığı açık ve seçik ortaya koyduğunu, amacın mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir kararını yok sayarak ve dava konusu %100 paya tekabül eden hisse oranını bu suretle %26,2 oranına indirerek ileride müvekkillerine iade edilebilecek payları azınlığa düşürmek olduğunu, müvekkillerine ait 670.000 adet ve %100 oranındaki kök payların sözleşmeyle (110.000.000) USD satış bedeli ile devralınmasının kararlaştırıldığı, buna göre nominal değeri 1.000.000 TL. olan bir payın gerçek değerinin (90.000.000) TL.ye tekabül ettiği, artırılan sermayede ihdas edilen yeni hisselerinde (1.000.000) TL. nominal değerde oluşturulması suretiyle kök payların 90 kat ufaltıldığını, alınan kararın batıl olduğunu ileri sürerek, 03.12.1999 tarihli şirket sermayesinin artırılması sonucunu doğuran genel kurul kararının ve buna bağlı olarak sermaye artırımına ilişkin tüm işlemlerin sonuçlarında geçersiz olduklarının hüküm altına alınmasına, alınan kararın batıl olmadığı kanaatine varılması halinde sermaye artırımı suretiyle oluşturulan payların bir kısım davalılarca iktisabını sağlamayı amaçlayan işlemin BK.nun 18, 19, 20 nci maddeleri kapsamında geçersiz olduğunun hüküm altına alınmasına, davalılarca ödenmiş ise, bedelleri mukabilinde bu yeni payların şirketteki mevcut sermaye payları oranlarında müvekkillerine aidiyetine ve iadesine, sicil dosyasındaki kaydın düzeltilerek, şirket pay defterine tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davacıların hisselerini satarak devrettiklerini, şirket hisselerinin devrini müteakip satış sözleşmesinin iptali istemi ile açılan ve halen derdest olan bir davanın davacıya genel kurulda alınan kararların butlan ile malül olduğunun tespiti davası açma hakkı vermeyeceği, davaya konu sermaye artırımının RTÜK kararı gereğince olduğunu, yapılan işlemlerde usulsüzlük bulunmadığını belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacıların davalı şirketteki hisselerini 14.08.1999 tarihli devir sözleşmesiyle davalılar Süha Sezen, Gülşen Yiğit, Çiğdem Yiğit, Metin Parlatan ve İbrahim Sözmeye geri alma hakkı saklı kalmak kaydıyla devir edildiği, bedel ödenmediğinden davacı tarafın sözleşmenin feshini İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1999/137 Esas sayılı dosyasında talep ettiği, bu dosyadan verilen kararla, 14.08.1998 tarihli hisse devir sözleşmesinin ve hisse devirlerinin iptaline, davalılarca davacılara hisse devir bedeli olarak dava tarihine kadar ödenen (4.766.617) USD ve peşin ödenen (5.000.000) USD.nin davacılar tarafından davalılara ödenmesi şartıyla, davalılara ciro ve teslim edilen muvakkat pay ilmuhaberlerinin davacılara iadesine karar verildiği, bu durumda davacılar yönünden dava ön koşulunun oluştuğu, 14.08.1999 tarihli şarta bağlı devir sözleşmesi henüz kesinlik kazanmadan devir alanların genel kurul yapıp karar almış olmaları karşısında, davacıların sıfatsızlıklarının ileri sürülemeyeceği, 03.12.1999 tarihli genel kurulun 1998 yılına ilişkin olup, RTÜK kararı ile yılı itibariyle örtüşmediği, sermaye artış kararı gereğinin de yerine getirilmediği gerekçeleriyle, davanın kabulüyle 03.12.1999 günlü şirket anasözleşmesinin 7 nci maddesinin değiştirilmesine ilişkin genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalılardan Kanal 6 Radyo TV Yayıncılığı Tic. A.Ş. Vedat Mehteroğlu, Mikail Polat, Burhan Güven, Ömer Gençoğlu, Haluk Dayıoğlu vekillerince temyiz olunmuştur.
Dava, davalı şirketin 03.12.1999 tarihli genel kurul toplantısında şirket sermayesinin artırılmasına ilişkin alınan kararın batıl olduğunun tespiti ile bu talebin kabul görmemesi halinde, sermaye artırımı suretiyle oluşturulan yeni şirket paylarının bir kısım davalılarca iktisabını sağlamayı amaçlayan işlemin BK'nun 18, 19 ve 20. maddeleri uyarınca geçersiz olduğunun hüküm altına alınarak, bu yeni payların intikal ettirildiği davalılarca bedelleri ödenmiş ise, bedelleri karşılığında bu yeni paylarında davacılara aidiyetine ve iadesine, sicil dosyasındaki kaydın düzeltilerek, şirket pay defterine tescile karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Bir kısım davalılarla davacılar arasındaki 14.08.1998 tarihli hisse devir sözleşmesinin ve hisse devirlerinin iptaline yönelik olarak açılan İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1999/37 E, 2003/440 K sayılı davasında verilen kararın tarihi 21.04.2003 kararın kesinleşme tarihi 23.03.2004 olup, davacılardan payları devir alan bir kısım davalıların şirket ortağı sıfatıyla genel kurul toplantısı yaparak, sermayenin artırılmasına karar vermelerinde bir usulsüzlük bulunmadığı gibi, anılan kararın RTÜK'ün dosyada mevcut tarihsiz, fakat 08.09.1999 ile 31.12.1999 tarihleri arasında bir dönemde yazıldığı anlaşılan yazısının içeriğinden ulusal yayın yaptığı tartışmasız olan davalı şirkete ait TV kanalının sermayesinin 2.000.000.000.000 TL'ye çıkartılmasının gerektiğinin anlaşılmasına göre, söz konusu sermaye artırımının yasal bir zorunluluğun gereği olmak üzere gerçekleştirilmesine ve bu artırımın hangi yılın bilanço döneminde yapıldığının önemi olmayıp, yasal merciin vermiş olduğu süre içerisinde gerçekleştirilmesinin zorunlu bulunmasına ve artırılan sermaye miktarının bu payları iktisap eden yeni ortaklarca ödenmiş olduğunun bilirkişi raporuyla anlaşılmış bulunmasına göre, mahkemenin anılan genel kurul kararının iptali kararına gerekçe yaptığı tespitlerde bir isabet bulunmamaktadır. Ancak, davacıların diğer istek kalemi olan, sermaye artırımı suretiyle oluşan yeni payların diğer bir kısım davalılara devrine olanak veren işlemlerin geçersiz olduğu iddiasına dayalı taleplerinin mahkemece değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğinden, mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılardan Kanal 6 Radyo ve TV Yayıncılığı Tic. A.Ş. vekiline verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy