(4721 S. K. m. 605, 609)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.05.2004 tarih ve 2003/295-2004/291 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı mirasçıları vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …… tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, yan kuruluşu adına tescilli “D….” markasını devralan müvekkilinin büyük emek ve para sarfederek yaptığı reklam ve promosyon çalışmaları sayesinde tanınmış marka haline getirdiğini, davalının müvekkilinin tanınmış markasıyla iltibas yaratacak şekilde ve onun ününden faydalanmak için “B.. D..” markasını kendi adına tescil ettirdiğini ve şirketinin ticaret ünvanında kullandığını ileri sürerek, müvekkiline ait markanın tanınmışlığının tespitine, davalı markasının iptaline, sicilden terkinine ve haksız rekabetin men’ine karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davalı vefat ettiğinden mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Davalı mirasçılar vekili, bir kısım mirasçıların reddi miras beyanlarının tespit ve tesciline ilişkin ilam ve davaların dikkate alınmasını istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, ibraz edilen reklam giderleri, promosyon harcamaları mali bilançosu ve basında yer alan reklamlardan davacının D.. markasının tanınmış marka olduğunun anlaşıldığı, taraf markaları arasında D.. kelimesinin yazılış şekli ve görsel olarak iltibas oluşturacak nitelikte benzerlik bulunduğu, davalının aynı ürünlerinin B.. D.. markasıyla davacı ürünleriyle birlikte marketlerde yan yana satılmasının tüketicide ürünlerin davacıya ait olduğu kanaati uyandırdığı, davalının tescilli markası olması nedeniyle haksız rekabet koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı markasının tanınmış marka olduğunun tespitine, davalı adına tescilli B..-D.. markasının hükümsüzlüğüne, koşulları oluşmayan haksız rekabete ilişkin taleplerin reddine oyçokluğuyla karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı markasının tanınmış marka olduğunun tespitine ve davalı markasının hükümsüzlüğüne ilişkindir. B..D.. markasının adına tescilli olduğu davalı ... yargılama sırasında 30.5.2001 tarihinde vefat etmiş, geriye mirasçı olarak eşi .....,çocukları ....., ..... ve ..... kalmış, mirasçıları davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Mirasılar vekili tarafından dosyaya ibraz olunan Kadıköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2002/720 Esas ve 2003/65 Karar sayılı, 2002/708 Esas ve 827 Karar ilamlarında mirasçılardan ....., ..... ve .....’nın MK’nun 605 ve 609.maddeleri gereğince mirası kayıtsız ve şartsız reddettiklerinin tespit ve tesciline karar verildiği görülmüş, ayrıca davalı mirasçılar vekili 17.2.2004 tarihli dilekçesinde ..... tarafından mirasın hükmen reddi istemiyle dava açıldığını, Kadıköy 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/30 Esasına kaydedildiğini, davanın derdest olduğunu belirtmiştir. Mahkemece bu hususlara hiç değinilmeden, hükmen red davası bekletici mesele yapılmadan ve davalıların mirasçılık sıfatları, dolayısıyla davalı olup olamayacakları kararda tartışılmadan yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru olmamış ve hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı mirasçılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar yararına bozulmasına, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)