(818 S. K. m. 61) (1086 S. K. m. 236)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.09.2003 tarih ve 2000/356-2003/1078 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya ait lokantanın müvekkiline devrine ilişkin ödenen peşinatın devrin gerçekleşmemesine rağmen davalı tarafından iade edilmediğini, oysa hazırlık tahkikatı evraklarında bulunan beyanından borcu kabul ettiğini ileri sürerek, 750.000.000 liranın davalıdan temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, BK.nun 61 nci maddesince açılan istirdat davasında, davacının yazılı delil sunmadığı ve yemin delilinden de sarfınazar ettiği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, ticari işletmenin devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddi cihetine gidilmiştir..
Taraf, HUMK. nun 236/4 ncü madde hükmünce, mahkeme dışında da ikrarda bulunabilir. Mahkeme dışı ikrar, kesin bir delil değildir. Hakim, mahkeme dışı ikrarı teyit edecek (doğrulayacak) delil ve belirti varsa buna dayanarak hüküm verebilir.Hakim, mahkeme dışı ikrarın başka bir delil ve belirtilerle doğrulanması üzerine kanaatini kuvvetlendirmek için, lehine ikrarda bulunulan tarafa kendiliğinden (re'sen) yemin teklif edebilir.Şüphesiz, mahkeme dışı ikrar, bir belge (mesela ikrarı içeren bir mektup) ile ispat edilirse, bir kesin delil hükmünde olur. (Bkz. Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt II, İstanbul, 1990, 5. Baskı, Sh.1404 v.d.)
Somut olaya gelince, davalı, hazırlık soruşturmasına esas olarak alınan savunmasında dava konusu edilen ilişki ve meblağ ile ilgili olarak bir takım beyanlarda bulunmuş, mahkemece, bu beyanların davalının hukuki durumuna etki edip etmeyeceği tartışılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, hazırlık soruşturması sırasında, mahkeme dışı yapılan ikrarın davalıyı bağlayıp bağlamayacağı tartışılmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy