(6762 S. K. m. 808, 809, 810, 811, 812, 813, 814)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.07.2004 tarih ve 2002/29 - 2004/695 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A.A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında 01.11.1997 başlangıç tarihli komisyon sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmeye göre davalının, sözleşmede belirtilen şirketlerden her birine yapılacak ihracat kayıtlı satışlardan müvekkiline komisyon ödeyeceğini, ancak müvekkilinin komisyon alacağını ödemeyen davalının sözleşme gereği doğrudan satış yapmaması gereken müşterilere doğrudan satış yaparak da sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek, sözleşmede ismi geçen ve davalının müvekkilinin bilgisi dışında ve sözleşme şartlarının aksine yapmış olduğu satışlarla ilgili olarak ve fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere toplam 4.000 USD komisyon alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, 22.04.2004 günlü ıslah dilekçesi ile de, 70.829 USD.'nin dava tarihindeki kur üzerinden TL olarak faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın bir yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, taraflar arasında imzalanan komisyon sözleşmesinin yasada tanımlanan unsurları içermeyen, geçersiz bir sözleşme olduğunu, davacının müvekkiline komisyonculuk hizmeti vermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 14.11.1997 tarihli sözleşmenin 2'nci maddesinde davalı şirket ürünlerinin ihraç kayıtlı satış olarak sözleşme ekinde unvanları yazılı beş firmaya pazarlama ve tanıtımını gerçekleştirmek üzere yapacağı faaliyetler için davacı haklarının belirlendiği, 1'nci maddede de adı geçen firmalara yapılacak satışlar üzerinden davacı temsilciye ödenecek miktar ile ilgili düzenleme yer aldığı, sözleşme ve eklerine göre davacın komisyon alacağının 70.829,90 USD olduğu, davacı ile davalı şirket arasında mevcut olan komisyon anlaşması hükümlerinin diğer tellallık kapsamında bulunduğu, sözleşme hükümlerine göre de sözleşmeyi sona erdiren bir fesih bildirimi bulunmadığından davalı vekilinin zamanaşımı savunmasının yerinde olmadığı, 22.04.2004 günlü ıslah dilekçesi ile davacı vekili Hacıhafızoğlu ve kabiller şirketi haricinde kalan diğer şirketlerden olan 2.000 USD alacağından feragat ettiği ve talep ettikleri 70.829 USD.'nin tahsilini talep ettiği, buna göre 2.000 USD.'lik kısmından feragat edildiğinden davacının 68.829 USD.'na göre talep hakkı olduğu gerekçesiyle, 68.829 USD.'nın TL karşılığı olan 96.135.253.854.-TL.nın hükümde yazılı tarihlerden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ıslah yolu ile istenen miktara ilişkin davalı tarafın ıslah tarihinden önce temerrüde düşürülmediğinin anlaşılmış olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Dava, taraflar arasındaki komisyon sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan 14.11.1997 tarihli komisyon sözleşmesinin eki olduğu iddia edilen Komisyon Hesabı başlıklı metnin, davalı tarafın imzasını taşımaması nedeniyle, davalı taraf açısından bağlayıcılığı bulunmamaktadır. 14.11.1997 tarihli sözleşmede de, ücrete ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda davacı tarafın hak ettiği komisyon ücretinin, emsal komisyon sözleşmeleri ile bu konudaki yöresel ticari teamülün dikkate alınarak tespiti gerekir. Öte yandan, davacı taraf, komisyon ücretinin varlığı ve miktarının tespiti amacıyla 725.553.400.-TL bedelli, 17.04.1998 keşide tarihli çeki ibraz etmiştir. Davalı vekili, bu çekin komisyon ücretin in varlığı için delil kabul edilmesi halinde, keşide tarihine kadar olan tüm komisyon ücretine ilişkin kabul edilmesi gerektiğini ve keşide tarihine kadar olan tüm komisyon ilişkisine konu sözleşmeler dikkate alındığında, ücretin davacı tarafın iddia ettiği miktarda olmadığını savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasındaki komisyon sözleşmesinde ücrete ilişkin bir hüküm bulunmadığı dikkate alınarak, emsal komisyon sözleşmeleri ile ticari teamül gereği davacının ton başına isteyebileceği komisyon ücretinin tespiti ve 17.04.1998 tarihine kadar olan komisyon ücretinin 725.553.400.-TL olduğu ve buna göre ton başına ücretin 40-50 USD değil, 20 USD olduğu ve bunun da davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği yönündeki davalı savunması üzerinde durularak, buna göre bir inceleme yapılması gerekirken, davalı tarafın imzasını taşımayan ve onun yönünden bağlayıcılığı bulunmayan Komisyon Hesabı başlıklı belgeye geçerlilik tanınarak ve 17.04.1998 keşide tarihli çeke yönelik davalı savunması dikkate alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı ya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy