(1086 S. K. m. 9, 17, 19, 481) (4077 S. K. m. 3, 10/A, 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.01.2004 tarih ve 2001/483-2004/4 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalı Bankanın Köroğlu-Ankara Şubesi'nden kredi kartı aldığını, kart borcunun diğer davalı nezdinde sigortalandığını, muris Oğuz Gürel'in 24.02.2001 tarihinde öldüğünü, alkol nedeniyle ölüm gerekçe gösterilerek kredi borcunun davalı sigorta şirketince ödenmediğine, sözleşmede her türlü hastalık halinde teminattan faydalanacağının kararlaştırıldığını ileri sürerek, müvekkillerinin murisinin kredi kartı borcunun davalı sigorta şirketi tarafından diğer davalı bankaya ödenmesi gerektiğinin ve bu nedenle müvekkillerin kredi kartından dolayı borcu bulunmadığının tespitine, bu istemin kabul edilmemesi halinde 4.080.000.000 TL nin davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Citibank NA vekili, yetki itirazında bulunarak davacıların murisinin kredi kartı borcunu ödemeden vefat ettiğini, anılan borcun diğer davalı tarafından teminat dışı olduğu gerekçesiyle ödenmediğini savunmuş, karşı davasında da ödenmeyen 5.624.327.945 TL kredi kartı borcunun davacılardan tahsilini istemiştir.
Diğer davalı vekili, yetki ve husumet itirazında bulunarak sözleşme koşullarının Hazine Müsteşarlığı tarafından onaylandığını,kredi kartı hamili murisin alkol bağımlısı olarak uzun süredir tedavi gördüğünü,bu nedenle öldüğünü,sözleşmedeki hastalık tarifine uymadığını, rizikonun teminat kapsamı dışında bulunduğunu savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre,asıl davanın ticari nitelikte olduğu, her ne kadar karşı davada Tüketici Mahkemesi görevli ise de HUMK.nun 481 ve 4077 sayılı Yasa'nın 23/2 nci maddeleri uyarınca bu davada da mahkemenin görevli bulunduğu, kredi kartı üyelik sözleşmesinin davalı bankanın Ankara Şubesi ile yapıldığı, HUMK'nun 9/2, 17 ve 19 ncu maddeleri hükümlerine göre davalıların yetki itirazının ret edildiği,grup hayat sigorta sözleşmesi uyarınca davalılara husumet düştüğü, sözleşmenin hastalıkla ilgili düzenlemelerinin açık olmadığı, sigortacının bu noktada doğru bilgi verme ilkesine uygun davranmadığı, sigorta sözleşmesinden önce mevcut alkol bağımlılığı hastalığı nedeniyle davacıların murisinin öldüğü, 12 ay öncesi defalarca tedavi gördüğü,her ne kadar bu haliyle rizikonun teminat dışı olduğu düşünülse de davalı sigorta şirketinin rahatsızlığa dair soru listesi vermediği, bilgilendirmediği, sağlık raporu istemediği, bu halde tarafların kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, Yargıtay uygulamasına göre eşit kusurlu sayılacakları, dava tarihi itibariyle kredi kartı borcunun yarısından davacı tarafın sorumlu bulunduğu, uyuşmazlığın tüm taraflar açısından kesin hüküm oluşturmak suretiyle çözümlenmesinin adalete uygun olacağı, yargılama sırasında davacıların kredi kartı borcunu 31.05.2002 tarihinde 16 Milyar TL olarak ödediklerinin tarafların kabulünde bulunduğu, bunun 8 milyar TL sinin davalı bankadan tahsilinin gerektiği, karşı davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davacıların dava tarihi itibariyle 4.080.000.000 TL'na ulaşan kredi kartı hesap bakiyesinin yarısı olan 2.040.000.000 TL lık bölümünden sorumlu ve borçlu olmadığının tespitine, kalan kısmından davalı sigorta şirketinin diğer davalı bankaya karşı sorumlu olduğunun tespitine, yargılama sırasında davacılar tarafından ödenen 8 Milyar TL nin davalı bankadan istirdadı ile davacı tarafa ödenmesine, karşı davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karşı davacı bankanın kendisinden geri alınacak tutar hakkında davalı sigorta şirketi hakkında dava açmasında muhtariyetine karar verilmiştir.
1- Asıl dava, banka kredi kartı borcunun davalı sigorta şirketince ödenmesi gerektiğinin ve bu nedenle diğer davalı bankaya borçlu bulunmadığının tespiti, karşı dava ise kredi kartı alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. Ancak, uyuşmazlık 4077 sayılı Tüketicilerin Korunması Hakkındaki Yasa'nın 10/A maddesinde düzenlenen kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Aynı Yasa'nın 3/c, 10/A ve 23/1 nci maddeleri hükümleri karşısında bu davaya bakmak Tüketici Mahkemelerinin görevine girmektedir. Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekmektedir. O halde, mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Ankara Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı-karşı davacı vekilinin diğer, davacı ve davalı Comercial Union Sigorta A.Ş vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin diğer, davacı ve davalı Comercial Union Sigorta A.Ş vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 73.00 YTL. temyiz ilam harcının temyiz eden davalı sigortadan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 26.30 YTL. harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, 24.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy