(6762 S. K. m. 669, 675, 708, 711, 730)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çay Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.05.2004 tarih ve 2002/242-2004/185 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.12.2005 günde davacı avukatı H. B. Ayhan ile davalı Şekerbank A.Ş. avukatı Ö.Yavaş gelip, diğer davalılar tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı bankadan kullanılan kredinin teminatı olarak verilen çeklerin, borcun müvekkilince kapatılmasına rağmen davalılardan Y. Dursun'a teslim edildiğini, davalıların çekleri iade etmeyerek kambiyo senedi niteliğini yitirmelerine neden oldukları gibi, adi takibe konu olmasını dahi engellediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 2.646.000.000 TL. çek bedelleri aslı, 7.454.000.000 TL. işlemiş faiz olmak üzere şimdilik 10.100.000.000 TL. nin alacak aslına işletilecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Şekerbank A.Ş. vekili kredi borcunun davalı Y. tarafından kapatılması nedeniyle çeklerin kendisine iade edildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, davacının davalı bankadan kullandığı kredinin teminatı olmak üzere davaya konu çekleri bankaya ibraz ettiği, bilahare kredi borcunu kapattığı, bundan sonra çeklerin davalı Y. Dursun'a teslim edildiği, yapılan yargılama sonucunda çek üzerinde ciro olup olmadığının anlaşılmadığı, davacının bu hususu ispat edemediği, çeklerin iade tarihinde yetkili hamilinin kim olduğunun anlaşılmadığı, kredi borcunun kullanımı esnasında çeklerin ibraz tarihinin dolduğu, davalı Y.'ın bu çek bedellerini tahsil ettiği, her ne kadar davalı banka ve çalışanı diğer davalı O. Çiğdem çek asıllarını davacıya teslim etmek zorunda ise de, bu haksız hareketin davacının zararına sebebiyet vermediği, kaldı ki, TTK. nun 730. maddesi yollamasıyla 708. ve 711. maddeler gereğince ibraz süresinden sonra çekten sayılabileceği, çekin kaybolduğunu iddia eden yetkili hamilin aynı yasanın 669. ve 675 nci maddeleri uyarınca çekin iptalini mahkemeden isteyebileceği, davacının bu yollardan hiçbirine başvurmadığı, davacının varsa bir zararı bunu davalı Y. Dursun'dan talep etmesinin gerektiği, davacının çeklerin yetkili hamili olduğunu ispatlayamadığı gerekçeleriyle. Davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacının davalı Bankadan kullanmış olduğu kredinin teminatını oluşturmak üzere bankaya teslim edilen çeklerin, kredi borcunun davacı tarafından kapatılmasına rağmen usulsüz biçimde davalılardan Y. Dursun'a teslim edildiği iddiasına dayalı alacak isteminde ibarettir.
Davalı Bankaya olan kredi borcunun davacı tarafından kapatıldığı mahkemenin de kabulünde olduğuna göre, uyuşmazlığın çözümü çeklerin yetkili hamilinin kim olduğunun belirlenmesinde yatmaktadır. Muhatap banka Vakıfbank Anafartalar Şubesinin dosyada mevcut yazısında çeklerin 13.07.1998-30.07.1998 tarihleri arasında Afyon ve Bolvadin şubelerinden ödendiği belirtildiğine göre, anılan şubelerde uyuşmazlığa konu çeklerin bulunması ihtimaline binaen getirtilip, çeklerin yetkili hamilinin belirlenmesi ve bundan sonra davalılardan Y. Dursun'un yasal yetkili hamil olması halinde davanın reddine, olmadığının anlaşılması halinde, çeklerin davalı Y. Dursun'a tesliminde, davalı Banka ve çalışanın kusurlu bir davranışının bulunup, bulunmadığı belirlenerek, hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken davanın yetersiz inceleme ve hatalı gerekçelerle, yazılı şekilde reddine karar verilmiş olması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarını kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450,00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy