(1163 S. K. m. 56)
Dava: Taraflar arasında görülen davada A. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.06.2004 tarih ve 2004/48-2004/98 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 1971-2001 yılları arasında davalı kooperatifte yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, 28.05.2001 tarihli genel kurul toplantısında üyelikten düştüğünü, Hizmet Mükafat Yönetmeliğince kendisine ödenmesi gereken hizmet mükafatının ödenmediğini ileri sürerek, 3.800.000.000 TL. nın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı temsilcileri, 17.07.1990 tarihinde yürürlüğe giren yönetmeliğin, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın 29.07.1999 tarihli talimatları ile yürürlükten kaldırıldığını, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 56/6 ncı maddesinin, yönetim kurulu üyelerine genel kurulca belirlenen aylık ücret, huzur hakkı, risturn ve yolluk dışında hiçbir ad altında ödeme yapılamayacağına amir olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsene bilirkişi raporu doğrultusunda, anılan yönetmelik hükümleri gereğince davacının görev süresi ve aldığı ücret gözetilerek hizmet mükafatını hak ettiği, uzun süredir bu yönetmeliğe istinaden ödemeler yapıldığı, Merkez Birliği tarafından kabul edilerek yürürlüğe konulan yönetmeliğin değiştirilmediği, yürürlükten kaldırılmadığı veya iptal edilmediği müddetçe hizmet mükafatına hak kazanan davacıya ödemenin yapılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davalı kooperatif eski yöneticisi olan davacının genel kurulda kabul edilen yönetmeliğe dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, 3476 sayılı yasa ile değişik 1163 sayılı yasanın 56/son maddesi yönetim kurulu üyelerine genel kurulca belirlenen aylık ücret, huzur hakkı risturn ve yolluk dışında hiçbir ad altında başkaca ödeme yapılamaz. hükmünü haiz olup, anılan yasa hükmü emredici mahiyette bulunduğundan bu hükme aykırı bulunan genel kurul kararları mutlak butlanla malul olduğu gibi, genel kurul kararı aleyhine bu nedene dayalı olarak dava açılmasına gerek kalmadan açılan böyle bir davada da def'i olarak ileri sürülebilir ve yasanın emredici hükmüne aykırı bulunan yönetmelik hükmü de geçerli olamaz. Davacı tarafın dava konusu yaptığı alacak yönetim kurulu başkan ve üyeliğine dayalı bir alacak olduğundan ve madde de anılan yasa hükmünün halen görevli olanlarla ilgili olduğunu ayrılanlara uygulanamayacağına yönelik bir hüküm bulunmadığından anılan hüküm dava konusu alacak bakımından geçerlidir. Dairemizin 21.05.2004 gün ve 4963-4738 sayılı ilamı da bu yöndedir.
Bu itibarla, mahkeme, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacı tarafın ancak 3476 sayılı yasayla yapılan değişikliğin yürürlük tarihi olan 6.10.1988 tarihine kadar olan dönem bakımından alacak talebinde bulunabileceğinin kabulü ile sonucuna göre karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy