(1163 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Keşan Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.05.2004 tarih ve 2001/264-2004/214 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken yönetim kurulunun 18.05.2001 tarihli kararı ile üyelikten çıkarıldığını, müvekkilinin uzun süre kooperatife aidatlarını zamanında ve düzenli ödediğini ancak kızının 10.07.1999 tarihinde ölümü nedeniyle ruhi bunalım geçirerek tedavi gördüğünü, bundan dolayı borçlarını ödemede temerrüde düştüğünü ileri sürerek, davalı kooperatif tarafından alınan üyelikten çıkarma kararının iptaline ve üyeliğe kabul için müvekkilinin kooperatife olan borçlarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının üyelikten çıkarılmasına ilişkin olarak yapılan tüm işlemlerin yasaya uygun olduğunu, davacının iddialarının tamamen kişisel olup, kişisel olaylara dayanılarak üyelikten çıkarılma kararının iptali için dava açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının mali yükümlülüklerini yerine getirmediğinden üyelikten çıkarıldığı, davacının mazeretinin ölüm tarihinden itibaren geçen zaman göz önüne alındığında haklı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, üyelikten çıkarılma kararının iptali istemine ilişkindir. Parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin üyelikten çıkarılmasına karar verilebilmesi için 1163 sayılı Yasa'nın 27. maddesi uyarınca düzenlenen ihtarların tebliğine rağmen ödemenin yapılmamış olması gerekmektedir. Somut olayda, davalı kooperatif birinci ihtarname suretini kaybettiğini belirterek dosyaya sunamamıştır. Bu durumda, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyenin kooperatiften çıkarılması için geçerli iki ihtarname bulunması yönündeki buyurucu nitelikteki yasal şartın gerçekleşip gerçekleşmediğinin denetimi sağlanamamaktadır. O halde, davalı kooperatifin çıkarma kararının yasaya uygun olduğunun gerekli belgeleri sunamaması nedeniyle belirlenemediği anlaşıldığından mahkemece davanın kabulü ile üyelikten çıkarma kararının iptali gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş olup, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy