(6762 S. K. m. 1292, 1299, 1301) (2918 S. K. m. 98, 99) (1086 S. K. m. 94) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (ZMSS) B.2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sarıyer Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.04.2004 tarih ve 2003/339 - 2004/178 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortacının, TTK. nun 1301 nci madde hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece, davanın kabulüne dair tesis edilen hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK. nun 1301 nci madde hükmüne dayalı kasko sigorta rücu davasıdır.
TTK. nun 1299/1 nci maddesi yollamasıyla aynı kanunun 1292/1, 2918 sayılı KTK. nun 98/1, 99/1 nci maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın 12 nci maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.
Somut olayda, davacının, davadan önce davalılardan sigortadan ödeme talebinde bulunduğuna ilişkin dosyada ihtar yazısı bulunmakta olup, davacı vekilice davalı sigorta yönü ile de ödeme tarihi olan 10.01.2002 tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilmiş, mahkemece, davalı sigorta yönünden dava tarihi olan 08.04.2003 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davalı sigortanın temerrüt tarihinin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dava tarihinin temerrüt faizine başlangıç yapılması doğru olmamıştır.
Öte yandan, HUMK. nun 94/2 nci maddesi uyarınca aleyhinde dava açılmasına sebebiyet vermeyen davalının ilk oturuma kadar davayı kabul etmesi halinde, davalı yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Oysa, dosyada bulunan ihtarname ile davadan önce davalı sigorta şirketine olay ihbar edilip, ödeme talep edilmiş olup, davalı sigorta şirketi HUMK. nun 94 ncü maddesi hükmü uyarınca aleyhine davanın açılmasına sebebiyet verdiği gibi, yargılama sırasında da davacıya dava konusu miktarı ödemeyerek çekişmeyi sürdürdüğüne göre, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Diğer yandan, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12 nci maddesinin son cümlesinde, hükmedilecek vekalet ücretinin anılan tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamayacağı belirlenmiş olup, mahkemece, bu hükme aykırı olacak şekilde yazılı vekalet ücretine hükmedilmesi de keza doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy