(6762 S. K. m. 520)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.03.2004 tarih ve 2004/33-2004/378 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Barko Uluslar arası Taşımacılık Turizm İnşaat Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti. nde mevcut tüm hissesini davalı Hülya Metin'e 14.03.2003 tarihinde yapılan hisse devir sözleşmesi ile devrettiğini, ancak davalının devraldığı şirket hissesine ait tescil ve ilan işlemlerini yaptırmadığını ileri sürerek, devir işleminin tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hülya Metin vekili, müvekkilinin şirkette sekreter olarak çalışmış olduğunu, iki ortaklı şirketin ortakları arasında anlaşmazlık çıkması nedeniyle kendisinden ayrılan ortağa ait hisseleri devralmasının istendiğini, bu nedenle şirket ortaklığı hususunda gerçek bir iradesinin olmadığını ve hisse devrine ilişkin ortaklar kurulu kararı bulunmadığını savunarak davanın reddi ile hisse devri sözleşmesinin iptalini istemiştir.
Davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekili, limited şirketlerde pay devrinin şirket hakkında ancak şirkete bildirmek ve pay defterine kaydedilmek şartı ile hüküm ifade ettiğini, payın devri için sicile tescilin geçerlilik şartı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 520.maddesi gereğince bir payın devri şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek suretiyle hüküm ifade edip, devir hususunun da pay defterine kaydı için ortaklardan en az 3/4'ünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az 3/4 üne sahip olması gerekip, şirketin iki ortaklı olması nedeniyle bu tür devre TTK'nun olanak tanımadığı gerekçesiyle anılan kanunun 520.maddesi dikkate alınarak açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, limitet şirket payının devrine ait işlemin tescil ve ilanı istemine ilişkindir. Konuyla ilgili yasal düzenlemenin yer aldığı TTK'nun 520.maddesinde, limited şirkette payın devrinin şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartıyla hüküm ifade edeceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için de ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olmasının şart olduğu belirtilmiştir. Ayrıca,aynı maddenin son fıkrası uyarınca pay devrinin yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce tasdik edilmesi gerekmektedir.Somut olayda,davacının dava dışı limitet şirkette mevcut payını davalı Hülya Metin'e TTK'nun 520/son maddesine uygun olarak devrettiği anlaşılmıştır.Ancak,taraflar arasında yasanın öngördüğü şekil şartına uyularak yapılan bu sözleşmenin şirket hakkında hüküm ifade etmesi ortaklar kurulunun alacağı karara dayalı olarak pay defterine kaydedilmesi şartına bağlıdır.Bu durumda,davacının açtığı devir işleminin tescil ve ilanına ilişkin davada öncelikle devir işleminin şirkete karşı hüküm ifade edip etmediğinin,bir başka anlatımla,şirket açısından geçerli bir pay devrinin bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir.O halde mahkemece yapılacak iş,öncelikle davacıya payını devrettiği dava dışı şirkete karşı dava açması için süre verilmesi,dava açıldığı takdirde açılan davanın derdest bu dava ile birleştirilmek suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra TTK'nun 520.maddesinde yazılı ve yukarıda açıklanan şartların şirket yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken,taraf teşkili sağlanmadan şirketin iki ortaklı olması nedeniyle bu tür devre TTK'nun olanak tanımadığı şeklindeki yasal olmayan gerekçeye ve eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş,kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy