(1086 S. K. m. 438, 439) (4721 S. K. m. 24) (818 S. K. m. 47, 48, 49) (YHGK 21.01.2009 T. 2008/11-795 E. 2009/1 K.) (YHGK. 20.03.2002 T. 2002/11-99 E. 2002/199 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.03.2004 tarih ve 2003/107-2004/62 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı Müstakil Medya A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili Kurum'un 205 sayılı Yasa ile kurulmuş, T.S.K.mensuplarının sosyal güvenliklerini sağlamayı amaçlayan ve üyelerine T.C. Emekli Sandığı yardımlarına ek kanuni yardımlar ve sosyal hizmetler yapmakla yasal olarak mükellef kılınmış bir sosyal güvenlik kuruluşu olduğunu ayrıca yurt içinde ve yurt dışında faaliyet gösteren büyük şirketlere iştiraki ile aynı zamanda tacir olduğunu, davalıların sahipleri, yazarları ve sorumlu yazı işleri müdürü olduğu Akit adlı günlük gazetede müvekkili Kurum ile ilgili olarak yayımlanan bir yazı dizisinde kullanılan ifadelerin kurumun kamu oyundaki üstün haysiyet ve itibarını zedeleyici, gerçeklerle bağdaşmayan nitelikte bulunduğunu, anılan gazetenin Oyak'a Karşı Halkın İttifakı, Oyak'ta Yahudi Sermayesi ve Oyak Kan Kaybediyor başlıkları ve yazılarının son derece taraflı, maksatlı ve toplumda kutuplaşma yaratmaya yönelik gerçek dışı iddialar olduğunu, davalıların haksız, iyi niyete ve objektif gazetecilik ilkesine aykırı bu yayımlarının müvekkili kurumun ticari itibarı ve saygınlığını ağır şekilde zedelediği gibi, müvekkili kuruma karşı haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalıların haksız rekabet teşkil eden yayımları sebebiyle müvekkili Kurumun kişilik haklarının ve ticari itibarının ağır bir şekilde zedelenmesi dolayısıyla bu durumun kısmen de olsa telafisi amacıyla 100.000.000.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, davalıların yaptığı bu yayımların haksız rekabet ve müvekkili kurumun kişilik haklarına haksız saldırı teşkil ettiğinin tespiti ile mahkeme tarafından verilecek gerekçeli kararın tirajı en yüksek ve Türkiye çapında yayın yapan üç gazetede masrafları davalılara ait olmak üzere yayımlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu,tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile haksız eylem tarihinde paranın satın alma gücüne göre davanın kısmen kabulü ile, 10.000.000.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19.06.1997 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %30 ve değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalılar Müstakil Medya A.Ş. ile Ali İhsan Karahasanoğlu'ndan tahsiline, fazlaya ait istemin reddine,mahkemece verilen 06.05.1999 tarihli ilk kararın bu kararı temyiz etmeyen davalılar İhvan Yayıncılık Ltd. Şti., Veli Toprak, Serdar Arseven ve Fahri Sarrafoğlu yönünden kesinleşmiş olduğundan bu davalılar hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,dava konusu manevi tazminattan tüm davalıların müteselsilen sorumluluğu söz konusu olduğundan davalılar yönünden mükerrer tahsilata neden olunmamasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalılar Müstakil Medya A.Ş.ile Ali İhsan Karahasanoğlu vekilleri temyiz etmiştir.
1- Mahkemece verilen 06.05.1999 tarih ve 1997/428 E.-1999/226 sayılı ilk kararın davalılar Müstakil Medya A.Ş.ile Ali İhsan Karahasanoğlu vekili tarafından temyizi sonucu Dairemizce bozulması üzerine mahkemece bozma ilamının faiz başlangıcına ilişkin kısmına uyulmasına, tazminatın fahiş olduğu yönündeki bozması hususunda ise eski kararda direnilmesine karar verilerek, bu yönde hüküm tesis edilmiştir. Kısmi direnmeye ilişkin 15.03.2001 tarihli ve 2001/34 E.-329 sayılı kararın temyiz edilmesi sonucu Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen 20.03.2002 tarih ve 2002/11-99 E., 199 sayılı kararda öncelikle bozma ilamının taraflara tebliğ hususunun tamamlanarak HUMK'nun 429/2. maddesine göre mahkemenin kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip, dinledikten sonra Yargıtay'ın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verilmesi gerektiği belirtilerek, bu hususlara uyulmadan verilen direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece Hukuk Genel Kurulu bozmasının gereği yerine getirildikten sonra Dairemizin bozma ilamının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle uyulmasına karar verilerek bozmada belirtilen doğrultuda hüküm tesis edilmiştir. Mahkemenin kısmi direnmeye ilişkin olarak verdiği kararın Hukuk Genel Kurulu tarafından bozulmasının nedeni bozma ilamının taraflara tebliğine ilişkin eksiklik ile tarafların bozma sonrası yapılan duruşmaya davet edilerek dinlenmeleri ve sonucuna göre karar verilmesi yönüne ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamı üzerine ilkin kısmi direnme kararı verilmesine karşın bu kararın temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunun usulden bozma kararını takiben bu kez direnme kararından tamamen dönme sonucunu doğuracak şekilde Daire bozmasına uyma kararı verilmesi direnme kararı ile kazanılmış bulunan usulü hakları zedeleyici nitelikte bulunduğundan doğru görülmemiş olup, Hukuk Genel Kurulu tarafından esası incelenmeyen 15.03.2001 tarihli kısmi direnme kararı doğrultusunda hüküm tesis edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 17.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy