(4721 S. K. m. 51) (1086 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bağcılar Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.12.2003 tarih ve 2003/1172-2003/2455 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu kooperatife hiçbir borçları bulunmadığını ileri sürerek kooperatife borçlu bulunmadığının tespitine, taşınmazın müvekkilleri adına tesciline olmadığı takdirde tespit edilecek değerinin davalılardan faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, davacıların kooperatife karşı olan vecibelerini yerine getirmediklerini, kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri daireyi kiraya verdiklerini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Selahattin Tuğsel vekili müvekkilinin davalı kooperatif ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, davacılarla hiçbir akdi ilişkisi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve dosya kapsamına göre görev itirazının kabulü ile dosyanın talep halinde Nöbetçi İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif üyeleri tarafından kooperatife ve arsa sahibine karşı açılan kooperatife borçlu olmadığının tespiti ile kooperatife ait taşınmazın adlarına tescili, olmadığı takdirde değerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece görevsizlik kararı verilmiş olup, HUMK. nun 17 nci maddesinin, tüzel kişiliği olan kooperatif ile üyeleri arasındaki davalar bakımından da uygulanması gerektiğinden, işbu davanın, kooperatifin yerleşim yeri sayılan yer mahkemesinde görülmesi gerekir. Dava tarihinde yürürlükte olan MK.nun 51 inci maddesine göre, tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir. Bu yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı olup, mahkemece resen dikkate alınması gerekir. Dosyada, davalı kooperatifin anasözleşmesi bulunmamaktadır. İmza sirkülerinden kooperatifin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğuna kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğuna yazı yazılıp, kooperatif anasözleşmesi de getirtilerek, kooperatif merkezinin kesin olarak tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yazılı olduğu şekilde kooperatif merkezi araştırılmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy