(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 85)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.06.2004 tarih ve 2001/1495 - 2004/413 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının, müvekkili şirket aleyhine başlattığı icra takibine ödeme belgeleri de eklenerek itiraz edildiğini, ancak hacze gelinmesi üzerine itirazın sehven süresi geçirildikten sonra dosyasına girdiğinin anlaşıldığını, cebri icraya maruz kalmamak için ihtirazı kayıtla toplam 1.002.000.000.-lira ödenmek zorunda kalındığını, müvekkilinin davalıya böyle bir borcunun bulunmadığını, takip konusu asıl alacak miktarının 13.01.2000 tarihinde Banka aracılığı ile ödendiğini, davalının davacı şirkete gönderdiği 30.06.2000 hesap mutabakat yazısı ile anılan tarih itibariyle hiçbir alacağın mevcut olmadığının bildirildiğini, ödeme tarihi gözetilerek temerrütten dahi söz edilemeyeceğini ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faizi ile istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin eski unvanının İzbeltur Ltd. Şti. olduğu dönemde müvekkili şirkete reklam ilan borcunun doğduğunu, ödenmeyen borç için icra takibi başlatıldığını, haciz işlemi sırasında unvan değişikliğinin öğrenildiğini, davacıdan mükerrer tahsilat yapılmadığını, davacı şirketin müvekkili şirkette Tansaş Ltd. Şti. olarak ayrı bir hesabı daha bulunduğunu, davacı şirketin ödemeyi Tansaş Ltd. Şti. adına yaptığını, ödemenin Tansaş Ltd. Şti.nin davalı şirkette bulunan cari hesap borcundan mahsup edilerek düşüldüğünü, davacı şirketin ödemede bulunurken ödemenin hangi borcu kimin adına ödediğini belirtmediğini, BK.nun 85 nci maddesinde davalının böyle bir hakkının bulunduğunu, dolayısıyla icra takibine konu edilen alacağın ödenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı şirketin davalı şirkette cari hesap ilişkisinin ve borcunun bulunduğunu bilmesi ve yaptığı ödemelerin unvan değişikliğinden önceki borcu için yapıyor ise, bunu ödeme sırasında açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirtmesi gerektiği, davacının kendi kusuruna dayanarak ayrıntılı olarak belirtmediği ve yatırdığı paranın kendi cari hesabından düşülüp unvan değişikliğinden önceki borcuna mahsup edilmediği iddiasının iyi niyetle bağdaşmadığı, davalı şirketin takibe konu ettiği borcun ödenmediği, davacı tarafından yapılan ödemenin kendi cari hesabından düşüldüğü, mükerrer tahsilatın söz konusu olmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının aleyhine olan asıl ve ek bilirkişi raporuna karşı davacı vekillerinin itirazı ciddi bulunarak mahkemece, yeni bir bilirkişiden rapor alınması gerekli görüldükten ve yeni rapor alındıktan sonra, bu kez ilk rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değil ise de, mükerrer tahsilatın söz konusu olmadığının anlaşılmış bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy