(1163 S.K. m.8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ünye Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.05.2003 tarih ve 2002/139-2003/245 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatife üye olmak için 5.000 DM para yatırdıklarını, ancak ortak olmak koşullarını taşımadıkları için üye olamadıklarını, paranın iadesi gerektiğini, 500 DM.nin dönemin başkanı Murat B tarafından ödendiğini, 5.000 DM.nin kooperatifçe ortaklardan Harun ve Faruk'a kredi suretiyle kullandırıldığını ileri sürerek, ödenmeyen 4.500 DM.nin karşılığı olan 2.767.500.000.-TL.nın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve dinlenen tanık beyanlarına göre, yatırılan paranın bağış veya üyelik aidatı olup olmadığının anlaşılamadığı, davacılardan Yücel'in kardeşi İsmail'in adına kooperatifte çalışır görünen aracın gerçek sahibinin davacılar olduğu, dolayısıyla yatırılan paranın çalışan aracın çalıştırılmasının karşılığı olduğu, zira aracı çalışan üyelerden para alındığı, dolayısıyla, paranın nedensiz alınmadığı, iade için neden bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıların üye olmak için yatırdıkları paranın, üyeliklerin gerçekleşmemesi nedeniyle iadesi istemine ilişkindir.
Davacıların üye olmak için para yatırdıkları, dosyada mevcut dekont ile sabit olup, hatta bu paranın ortaklardan Faruk ve Harun'a kredi olarak verildiği yönetim kurulu kararı ile de sabittir. Yönetim kurulu başkanı Murat B, davacılar tanığı olarak dinlenmiş bu hususlar özellikle bu tanığın ve diğer davacı tanıklarının beyanları ile de doğrulanmıştır. Davacıların ortak olma koşullarını taşımadıkları ve ortaklığa alınmadıkları da çekişmesizdir.
Mahkemece, sadece davalı tanık beyanları esas alınarak sonuca gidilmiş olup, bu tanık beyanlarının davacı tanık beyanlarından üstün tutulma nedenleri de gerekçede açıklanmamıştır. Her ortağın payı ve hukuki durumu kişisel olup, dava dışı ortak İsmail'in adına çalışan aracın, gerçek malikinin davacılar olmasından yola çıkılarak, hukuki olmayan ve davalı tanık beyanları ile ortaya atılan varsayıma dayalı yazılı gerekçelerle, davanın reddi doğru olmamıştır.
Bu durumda, davanın bu açıklamalar çerçevesinde tekrar ele alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy