(554 S. KHK. m. 5, 6, 7, 11)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.04.2004 tarih ve 2002/205-2004/216 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı adına tescilli tencere seti ve mantı kalıbı tasarımlarının, müvekkilince davalıdan önce üretiminin yapıldığını, yurt içi ve yurt dışı fuarlarda tanıtımının yapıldığını, esasen teknik zorunluluk nedeniyle başkaca tasarım da geliştirilemeyeceğini, piyasada yaygın olarak bu tarz üretimlerin bulunduğunu ileri sürerek, tasarımın iptalini, terkinini, ilanını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunmadığı, zira fuarlarda aynı ya da benzerlerinin sergilendiği, kataloglarda yer aldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, davalıya ait endüstriyel tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafından endüstriyel tasarım tescil belgesi ile koruma altına alınan tasarımının, tescilden daha önce Türkiye'de ve Dünya'da kamuya arz edilmiş olduğunu, dolayısıyla tasarımın yenilik vasfının bulunmadığını ileri sürerek, bu konuda broşür ve kataloglar ibraz etmiştir.
Bir endüstriyel tasarımın tescil edilebilmesi için, 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5, 6 ve 7 nci madde hükümleri uyarınca, o tasarımın yeni ve dünyanın herhangi bir yerinde daha önce kamuya sunulmamış olması gerekir. Aynı kararnamenin Korumanın Kapsamının Belirlenmesi başlığını taşıyan 11 nci maddesinde de bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken, 7 nci maddeye uygun olarak o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerine yarattığı genel izlenimle bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımların dikkate alınacağı gibi, kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok, ortak özelliklerine ağırlık verilir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmamış olup, sadece katalog ve broşürlerin tarihleri ve ürünlerin resimlerinin görünüşteki benzerliği gerekçe yapılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, uyuşmazlığın çözümü teknik bir konu olup, uzman bilirkişi incelemesini zorunlu kılmaktadır. Mahkemece, tasarıma ilişkin tarifnameler ve tescil belgeleri ile taraflara ait ürünler birebir karşılaştırmalı olarak bilirkişiye inceletilip, ayırtedicilik ve yenilik unsurlarının bulunup bulunmadığı belirlenmelidir
O halde mahkemece, içerisinde hukukçu ve ürüne ilişkin teknik bir uzmanının da bulunduğu bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy