(2004 S. K. m. 67) (YHGK 15.11.2006 T. 2006/11-705 E. 2006/711 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tire Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.05.2004 tarih ve 2003/136-2004/296 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Güneş Sigorta A.Ş.nin acentesi olduğunu, davalının temsilcisi Ahmet Derman'ın davalı adına 8 adet tarla için dolu sigortası yaptırdığını, prim bedellerinin bir kısmının ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından imzalanan sigorta poliçesi bulunmadığını, Ahmet Derman isimli şansın da müvekkilinin temsilcisi ya da ortakçısı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, toplanan kanıtlar ve dosya kapsamına göre davacının Güneş Sigorta A.Ş.nin acentesi olup, kendi adına dava açamayacağından aktif dava husumeti bulunmadığı, Ahmet Derman'ın sigorta poliçesini davalının temsilcisi sıfatıyla imzaladığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, Güneş Sigorta A.Ş.nin acentesi olup, prim tahsiline yetkili vekil tayin edilmiştir. Bu durumda mahkemece davacının işbu davayı açabileceği kabul edilerek, davalı tarafın bu yöndeki savunmasının reddi cihetine gidilmek gerekirken, davacının aktif husumete ehil olmadığının davanın reddine gerekçe yapılması doğru olmadığı gibi, davacı taraf davada primin bir bölümünün ödendiğini ileri sürdüğüne göre bu hususun kanıtlaması halinde akdi ilişkinin varlığı sonucu doğuracağından, mahkemece varsa davacıdan bu husustaki delilleri istenmek ve neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy