(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gönen Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.02.2004 tarih ve 1998/413-2004/31 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif ortağı bulunan müvekkilinin yasaya, anasözleşmeye ve kooperatif geleneklerine aykırı şekilde ortaklıktan çıkarıldığını ileri sürerek, davalı kooperatif yönetim kurulunun 11.09.1998 tarih ve 134 no'lu ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 1996 tarihinden itibaren kooperatif amacına uygun bir taşıt sahibi olmadığı gibi, başka işlerle iştigal ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, ihraç karar tarihi itibariyle davacının kooperatif amacına uygun şartlara sahip bir aracının bulunduğunu veya böyle bir araca ortak olduğunu ispat edemediği, bunun ortaklıktan ihraç için yeterli bir sebep olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının ortaklıktan ihraç karar tarihi itibariyle kooperatif amacına uygun şartlara sahip bir aracı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince, yine davalı kooperatif ortaklarından olan dava dışı Mustafa Kılıç ile birlikte aynı araç üzerinde müşterek malik oldukları ancak müvekkilinin vergi ve masraflardan kurtulmak amacıyla resmi kayıtlarda malik gözükmediği bildirilmişse de davacının bu savunmasına itibar edilemez. Kooperatif anasözleşmesinin ortaklık şartlarını belirten 10. maddesinde araç sahibi olma şartı da getirilmiş ise de, nakliyeciliği meslek haline getirmiş olan davacının şu anda uygun bir aracı bulunmamakla beraber yeniden araç sahibi olma veya ortaklığını devretme ihtimali bulunduğundan, davacı ortağa uygun bir süre içerisinde araç sahibi olması yönünden bir ihtar yapılması, böylece kendisine kooperatif amacına uygun şartlara sahip yeni bir araç edinerek kooperatifle ilişkisini devam ettirmek imkanı verilmesi, bundan sonra bu şartı yerine getirmediği takdirde ihracına karar verilmesi, hayatın olağan akışına, iyiniyet kurallarına ve kooperatifin amacına uygun olacağından, bu hususlar gözetilmeksizin davacının ortaklıktan ihraç edilmesi doğru değildir.
O halde mahkemece yapılacak iş, davacıya böyle bir sürenin verilip verilmediğinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesidir. Bu durum karşısında yazılı gerekçelerde davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy