(1163 S. K. m. 8, 35)
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.10.2003 tarih ve 2003/370 - 2003/868 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin,süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının hisse devir yoluyla üye olduğunu, daha öncesinde toplu konut kredisi kullanıldığını, bu dönemde 110 üyenin müracaat ettiğini, müracaatı bulunmayan ortaklarca kredi dilimlerinin aidatlarına ek olarak ödediklerini, davalıya ait hissenin ilk sahibi tarafından da, kredi müracaatı yapıldığını, geri ödeme sürecinin başlatıldığını, davalının evraklarını teslim etmediğini, bir an önce ferdileşmeye geçmek ve zarar doğmaması için müvekkilince davalı payının ödendiğini, sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, 5.226.635.228 TL.nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kooperatifteki hisseyi ne ihtarnamede ne de dava dilekçesinde ismi geçen şahıslardan devralmadığını, N. Aşık adlı şahıstan 16. milyar TL bedel karşılığında iktisap ettiğini, 1163 sayılı Yasa'nın 8 ve 35 nci maddelerine göre sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının devir yoluyla davacı kooperatife ortak olduğu, 8 nolu dairenin hak sahibi bulunduğu, toplu konut kredisi alım işinin davacının ortaklığından önce gerçekleştiği, hak ve yükümlülüklerin de devir yoluyla intikal ettiği, 8 nolu dairenin ortaklık payının davacı kooperatif tarafından ödendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.706.635.228 TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı,davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kooperatif üyesi adına ödendiği iddia edilen toplu konut kredi borcunun tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi, karara esas alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir. Davacı, davalıya ait payın ilk ortağının toplu konut kredisi kullandığım, devralan davalının bundan sorumlu olduğunu iddia etmiştir.Davacı kooperatifin toplu konut kredisi kullandığı, 110 ortağın kredi talebinde bulunduğu, kredi talep etmeyen ortaklardan ise, aidatlarına ek olarak kredi limitini karşılayacak miktarda senet alınmasına karar verildiği kayıtlarla sabittir. Davalı, C Blok 4. Kat 2 giriş 8 nolu dairenin üyelik hakkını, davacının ne ihtarnamesinde ne de dava dilekçesinde belirttiği şahıslardan değil, A. Nusret Aşık'tan devralmış olup, bu devir, yönetim kurulu'nun 10.05.2000 tarih ve 211 numaralı kararıyla kabul edilmiştir. Ancak, anılan ortaklığın ilk olarak kime ait olduğu davacı kayıtlarının eksik ve yetersiz tutulması nedeniyle bilirkişice tespit edilememiştir. Öte yandan, davalıya ortaklığın devriyle verilen dairenin devreden A. Nusret Aşık'a nasıl geçtiğine dair kayıtlarda bir bilgiye de rastlanılmamıştır. Bilirkişi tarafından kredi kullananların tespiti bakımından banka kayıtları üzerinde yapılan araştırmada davalının payının dava dışı H. Tekin Tayyar'dan devir aldığı görünmektedir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, davalının devraldığı ortaklık payı itibariyle toplu konut kredisi kullanılıp kullanılmadığının açıklığa kavuşturulması gerekir. O halde, mahkemece, davacı kooperatifin ceza dosyalarına da intikal etmiş tüm defter ve belgeleri celbedilip, kredi kullanımıyla ilgili Toplu Konut İdaresi ve ilgili bankayla olan yazışma örnekleri de dosyaya getirtilip, öncelikle ortaklara konutların nasıl tahsis edildiği, üyeliğe girerken bir tahsisin yapılıp yapılmadığı, kura sonucu verilip verilmedikleri, kredi talep eden 110 adet üyenin kimler olduğu, kredi talep ve eki başvurularda üyelerin adlarıyla tahsis edilen konutların da bildirilip bildirilmediği, davalının iktisap ettiği payın, tahsis edilen konutla birlikte değerlendirilerek kredi kullanılan paylar arasında yer alıp almadığı noktalarında etraflıca Uzman bilirkişi kurulu ile inceleme yaptırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy