(1163 S. K. m. 16/son, 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadirli Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.06.2003 tarih ve 2002/722-2003/619 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.12.2004 günde davacı avukatı G. ile davalı avukatı T. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatifçe B Blok 15 nolu daire tapusunun hiçbir ödemede bulunmayan davalı ortağa hataen verildiğini, gönderilen ihtarnamelere karşın davalının ödemede bulunmadığını ileri sürerek, anılan daire tapusunun iptali ile müvekkili adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27 nci maddesine uygun ihtar gönderilmediğini ve hakkında 16 ncı madde uyarınca ihraç işlemi yapılmadığını, tasfiye kurulunun ihraç prosedürü işletemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, ihtarnamelere, banka dekontuna, ihraç kararının duyuru işlemlerine göre, davalının ortağı bulunduğu davacı kooperatife olan aidat borcuna ihtarların tebliğine rağmen ödemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı kooperatif ortağı olan davalının ödemelerini aksattığı iddiası ile kooperatifçe davalıya verilen bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde dava tarihinden önce davalı ortak hakkında verilmiş bir ortaklıktan ihraç kararının varlığı ileri sürülmemiş, yargılamada da böyle bir olgu saptanmamıştır. Kaldı ki, böyle bir karar olsa bile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesi hükmünce ortaklık hak ve yükümlülükleri ortaklıktan ihraç kararı kesinleşinceye kadar devam eder. Esasen davalı hakkında ihraç kararı davanın açılmasından sonra toplanan 01.02.2003 tarihli genel kurulda alınmış, davalının bu karara karşı açtığı dava ise aynı mahkemenin 2003/524 esas sayılı dosyasında derdesttir.
Bu durumda, dava tarihinde koşulları oluşmayan ve dinlenemeyecek olan işbu davanın reddi gerekirken, davalının aidat borçlarını ihtarnamelere rağmen ödemediğinden söz edilerek yazılı biçimde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy