(CMR m. 2) (1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15.06.2004 tarih ve 2002/11-2004/823 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen uluslararası karayolu taşıması sırasında emteanın uğradığı hasar bedelinin hak sahibi üçüncü kişilere ödendiğini, müvekkiline ait aracın davalı şirkete taşıyıcı sorumluluk sigorta sözleşmesi hükümleri uyarınca sigortalı bulunduğunu ileri sürerek, müvekkilce hak sahiplerine ödenen (30.000.000.000) TL.nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bir sigorta şirketi olmayıp davacı ile herhangi bir sigorta sözleşmesi düzenlemediğini, dava konusu CMR sigorta poliçesinde imzası bulunan GFA Insurance Service GmbH firmasının ise uluslararası bir sigorta komisyoncusu olup sözleşmeyi aracı sıfatı ile imzaladığını, davanın yanlış hasıma yöneltildiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı şirketin dayandığı CMR sigorta poliçesine göre sigortalının Mustafa Kayıkçıoğlu Ltd. Şti. olduğu ve dava konusu taşımayı gerçekleştiren davacıya ait aracın taşımada oluşturacağı hasarlara karşı araç işleteni olan davacı yararına sigorta yaptırdığı, bu durumda davacının taşımadan kaynaklanan bir hasarı ödediği takdirde poliçe tarafı bulunan GFA Insurance Service GmbH firmasına veya bu firmaya izafeten acentaya karşı talepte bulunabileceği, ancak davanın husumet ehliyeti bulunmayan acentaya karşı açılmış olduğu gerekçesiyle, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy