(556 S. KHK. m. 61, 71)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.03.2004 tarih ve 2001/1523 - 2004/79 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar : Davacı vekili, davalı şirketin, müvekkilinin dava dışı Akdeniz İnş. A.Ş.nden marka tescil belgesi devir sözleşmesi ile devraldığı tescilli gold duş markasına ait katalogu taklit ederek, iltibasa meydan verecek şekilde haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin önlenmesine, katalogların imhasına, kararına ilanına, 12.500.000.000.-TL ve 7.500.000.000.-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, haksız rekabetin menine, maddi tazminat isteminin reddine ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, devir sözleşmesi ile devralınan markaya ait katalogun taklit edilmesi suretiyle oluşturulan haksız rekabetin önlenmesi ve buna bağlı anılan diğer istemlere ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunması ve dosyada yer alan delil tespiti dosyaları ile dayanılan marka tescil belgesi dikkate alındığında, uyuşmazlığın çözümünde, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin markanın taklidine ilişkin hükümlerinin de tartışılıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece de tescilli markanın, davalının katalogunda iltibasa yol açacak surette taklit edildiği kabul edilerek, buna göre hüküm kurulmuştur.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun, 20.11.2003 tarih ve 537 sayılı, 5846 sayılı kanun ile 551, 554, 555, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerden kaynaklanan hukuk davaları için ve Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmayan yerlerde, bir ticaret mahkemesi varsa bu mahkemenin, birden fazla ticaret mahkemesi varsa eşit tevzi suretiyle ticaret mahkemelerinin, müstakil ticaret mahkemesi olmayıp, bir ve iki nolu Asliye Hukuk Mahkemesi varsa 1 numaralı birden fazla asliye hukuk mahkemesi varsa 3 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin kararına göre, mahkemece, davaya bakılmıştır.
Ne var ki, temyize konu karardan sonra anılan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin, 22.6.2004 tarih ve 5194 sayılı yasa ile değiştirilen 71 nci maddesi hükmüne göre, bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda görevli mahkemenin ihtisas mahkemeleri olduğu, bu mahkemelerin tek hakimli olarak görev yapacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, bu mahkemelerden hangilerinin ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirileceğini ve bu mahkemelerin yargı çevresini Adalet Bakanlığı'nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun belirleyeceği düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye uygun olarak, mahkemenin kararından sonra, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun, 16.09.2004 tarih ve 396 sayılı kararı ve daha sonra alınan ve halen yürürlükte olan 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile anılan Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin davalar bakımından, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmayan yerlerde, Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmuş olup olmamasına bakılmaksızın, bir ya da iki asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bir numaralı asliye hukuk mahkemesi, ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde 3 numaralı asliye hukuk mahkemesi görevlendirilmiş, bu mahkemelerin yargı çevresinin adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsadığı da belirtilmiştir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir ve temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. İhtisas Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisidir.
Bu durumda, karardan sonra yürürlüğe giren göreve ilişkin açıklanan son düzenleme gereğince, Adana'da ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunduğundan, davaya Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce bakılması gerektiğinden, bu mahkemece verilen bu kararın, görevsizlik kararı verilmek üzere bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy