(6762 S. K. m. 381) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.04.2004 tarih ve 2001/167-2004/271 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin murisi Ahmet Karagöz'ün ölümünden sonra hisse devirleri sonucu müvekkilinin davalı şirkette %31,5 hisse sahibi olduğunu, aynı zamanda %13,5 hisse sahibi epilepsi hastası kızı Yasemin Karagöz'ün de vasisi olduğunu, davalı şirketin %35 hissedarı ve müdürü olan oğlu Yusuf Karagöz'ün bu yetkisini kötüye kullanarak 30.10.1999 tarihli ortaklar kurulu kararıyla müvekkili ve kızının şirketteki hisselerinin azalması sonucunu doğuracak şekilde şirket sermayesini artırdığını, müvekkilinin okuma yazma bilmeyişinden ve aynı evde yaşamalarından istifade ederek, onu hataya düşürerek ve hileyle kararı müvekkiline imzalattığını ileri sürerek 30.10.1999 gün ve 04 sayılı ortaklar kurulu kararı ve devamı olan kararların iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, TTK'nun 381. maddesine göre üç aylık süre içinde davanın açılmadığını, kararın ittifakla alınmış olduğunu, davacı annenin hiçbir mağduriyeti bulunmadığını, müvekkilinin aldığı pay sebebiyle kendisinin ve mahçur kız kardeşinin tüm masraflarını karşıladığını, davanın payını devreden diğer kardeşin tahrikiyle açıldığını savunarak usul ve esastan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, iptali istenen ortaklar kurulu kararının hata ve hile ile imzalandığı iddiasının davacı tarafça kanıtlanamadığı, Yasemin Karagöz tarafından aynı kararın iptali için açılan davanın reddedilip hükmün kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy