(818 S. K. m. 325) (1086 S. K. m. 74, 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.06.2004 tarih ve 1995/1522-2004/762 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekillerince istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 17.01.2006 gününde davalılar İGATAŞ vekili Av. Cevdet Yavuz ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı avukatı Şule Kınak ve davacı avukatı Tayfun Sümer ile davalı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, İstanbul Belediyesi ile müvekkili şirketin %50'şer sermaye koymak suretiyle kurmuş oldukları 26.07.1962 başlangıç tarihli, 30 yıl süreli Bel-Pet Ltd. Şti.nin 30 yılı aşkın süredir OFİS amblemi altında akaryakıt pazarlama faaliyeti gösterdiğini, müvekkili ile davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasındaki 16.11.1990 ve 07.08.1992 tarihli sözleşmelerle de Ofis ürünlerinin pazarlanacağı yönünde şüpheye yer bırakmayacak şekilde kararlaştırıldığını, buna göre 17.08.1992 tarihi itibariyle davacının Bel-Pet şirketindeki ortaklığının hisse devri suretiyle sona erdirileceği, Bel-Pet Akaryakıt ve Müştakları Ltd. Şti.nin uhdesinde olup, bu şirket tarafından işletilmekte olan 12 adet istasyonun, Ofis tarafından modernleştirileceği ve modernleştirme bedeli olarak Ofis'in Belediyeden hiçbir talepte bulunmayacağı, modernleştirilen 12 istasyonda, işbu sözleşme tarihi itibariyle Ofis ürünlerinin satılmasının Belediye ve Bel-Pet Ltd Şti tarafından kabul ve taahhüt edildiğini, mevcut istasyonların ihalesini kazanan kişi veya kuruluşlara Ofis'in bayilik vermek zorunda olup, Bel-Pet Ltd Şti.nin 10 yıl süre ile işleticilerinin Ofis ürünleri dışında ürün satmasına izin vermeyeceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme gereği müvekkilinin hisse devir ve temlik işlemlerini gerçekleştirdiğini, ancak istasyonların modernleştirilmesi konusunda davalıların müvekkiline bildirimde bulunmayıp, yer teslimini gerçekleştirmediğini, ayrıca Ofis ürünlerinin satılması öngörülen istasyonların Gayri Sıhhi Müesseseler Kurulu'nca mühürlenerek kapatılmasına karar verildiğini, öte yandan Bel-Pet Ltd Şti.nin müvekkili şirket ile bayilik sözleşmesi akdetmeyerek, istasyonlara akaryakıt verilmemesi gibi gayri kanuni talimatları müvekkili şirkete tebliğ ettiğini, son olarak da 20.01.1995 tarihli 95/10 sayılı yazı ile, söz konusu istasyonlarda ürünleri satılacak dağıtım kuruluşu seçimi bakımından bir nev'i ihale işlemlerine başlandığını davacı şirkete tebliğ ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davranan davalı tarafın, sözleşme ile elde edilmesi öngörülen davacı zararını karşılamak zorunda olduğunu ileri sürerek, kar kaybı şeklinde ortaya çıkan zarar karşılığı olarak şimdilik asıl dava ile 1994 ve 1995 yılları için toplam 48.880.066.694 TL.nın dava tarihinden itibaren reeskont oranında faiziyle birlikte, birleşen iki ayrı dava ile de, 1996-1997-1998 (ilk 7 aylık kısım için) dönemi için 860.503.370.250 TL kar mahrumiyetinin, 1998 yılı son 5 aylık dönemi ile 1999 yılı ile 2000 yılının ilk 2 aylık kısmı için 1.490.221.723.058 TL kar mahrumiyetinin dava tarihlerinden itibaren reeskont oranında faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Bel-Pet Akaryakıt ve Müştakları Tic Ltd Şti vekili, davacı Ofis'in hisselerini devretmesinin Ofis ürünlerinin pazarlanması ile hiçbir alakası bulunmadığını, davacı Ofis ürünlerinin pazarlanmasının, istasyonların modernleştirilmesi ile ilgili olduğunu, mezkur protokolün 6. maddesi gereğince, davacı Ofis'in Bel-Pet akaryakıt istasyonlarının bila bedel modernleştirilmesini taahhüt ettiğini, buna karşılık, akaryakıt istasyonlarında Petrol Ofisi AŞ akaryakıtlarının satılmasının kararlaştırıldığını, sözleşmenin imzalanmasının üzerinden iki yıl geçmesine rağmen davacının modernleştirmeyi gerçekleştirmediğini, rakip şirketlerin modernleştiği halde davalı istasyonlarının iptidai vaziyette bırakıldığından, beklenen satış artışının gerçekleşemediğini, aksine satışların düştüğünü, taahhüdüne aykırı davranan davacı şirkete gönderilen 12.10.1994 tarih ve 37421 yevmiye numaralı ihtarnamede verilen sürede sonuç alınmaması nedeniyle, sözleşmenin münfesih olduğunu davacının kabul etmiş sayıldığını, satışların hangi firmaya verileceği konusunda açılan ihalede davacı teklifinin düşük kalması nedeniyle sözleşmenin başka bir şirket ile yapıldığını, istasyonlardaki modernleştirmeyi gerçekleştirmeyen davacı tarafın kusurlu olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili, müvekkilinin, diğer davalı şirket adına taahhütte bulunma yetkisi bulunmadığından, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, öte yandan, sözleşme hükümlerine uymayan tarafın davacı şirket olduğunu, buna rağmen 1994 ve 1995 yıllarında yalnızca Ofis ürünlerinin satıldığını, İstanbul Büyükşehir Belediye Encümenin de 06.06.1995 tarih ve 1080 sayılı kararı ile Petrol Ofisi AŞ.nin kendisine bir sözleşme ile terettüp eden akaryakıt satış istasyonlarının modernleştirilmesi hususundaki yükümlülüğü mazeretsiz olarak yerine getirmediği ve konunun sözleşmenin Belediye açısından hukuki sonuç doğurabilmesi için Belediye Encümeni'nce onanması gerekirken, onaya sunulmadan yürürlüğe konulduğu gerekçeleriyle 07.08.1992 tarihli sözleşmeyi feshettiğini, bu konuda idari yargıda dava açılmadığından, kararın kesinleştiğini, davacının iyiniyetli olmadığını belirterek, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Petrol Ofisi'nin istasyonları modernleştirme imkanı bulamadığı, bu nedenle davalı Belediyenin Petrol Ofisi'nin edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle, mün'akit sözleşmenin, Bel-Pet Ltd Şti tarafından hiçe sayılarak, sözleşmeye konu istasyonların ikmalini yapmak üzere ana dağıtım şirketi belirlenmesi amacıyla Belediye tarafından ihaleye çıkıldığı, bu sebeple davacı Petrol Ofisi AŞ.nin, sözleşmenin geçerli ve yürürlükte olduğu süreye isabet eden kar kayıplarının tazmini istemi ile işbu davayı açtığı, sözleşmenin tarafı olan ve sözleşmedeki taahhütleri veren Belediye'nin bu davada husumet itirazında bulunmasının mümkün olmadığı, davacının bayiliğinin iptal edildiği istasyonların bulunduğu bölgelerde başka yeni bir bayilik bulduğuna ve bunun da tazmini istenen zararı azalttığına ilişkin olarak davalıların her hangi bir kanıt getirmediklerinden bu konunun araştırılmadığı, davacının, dava konusu istasyonlar için yeni ihaleye katılarak teklif vermesinin, uğranılan zararın azaltılmasına yönelik bir davranış olup, ihalenin kazanılmaması üzerine, önlenilmesi olanaksız hale gelen zararın tazmini için dava açılmasının da çelişkili bir davranış olarak yorumlanamayacağı ve davacının zararını isteyebileceği gerekçesiyle, asıl davada 48.880.066.694 TL.nın dava tarihinden, birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1998/2499 Esas numaralı dava dosyasında 860.503.370.250 TL.nın dava tarihinden, yine birleşen İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/1375 Esas numaralı dava dosyasında 1.478.405.820.320 TL.nın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki 07.08.1992 tarihli sözleşme ve taahhüdün baştan itibaren geçerli olup, kesinleşen İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/1090 Esas, 1998/1047 Karar sayılı kararından, 07.08.1992 tarihli taahhütname ve sözleşmenin davalılar tarafından haksız feshedilmiş olduğunun anlaşılmış olmasına, 07.08.1992 tarihli sözleşmenin davalı belediye ile imzalanmış olması karşısında davalı belediyenin husumet itirazının yerinde bulunmadığından, davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taraflar arasındaki taahhütname ve sözleşmenin haksız olarak davalılar tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle, zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalılar ile davacı arasında imzalanan 07.08.1992 tarihli sözleşme ve taahhütnamede, davalı Bel-Pet Akaryakıt ve Müştakları Ltd. Şti.nin işlettiği 12 adet petrol istasyonun davacı tarafından modernleştirilmesi karşılığında, 10 yıl süre ile istasyonlarda Ofis ürünlerinin satılması kararlaştırılmıştır. 07.08.1992 tarihinde yapılan bu anlaşmalar sonrasında, istasyonlarda bir süre Ofis ürünleri satılmıştır. Davalı taraf, petrol istasyonlarının modernleştirilmesi için istasyonları davacı tarafa teslim etme yönünde bir girişimde bulunmadığı ve istasyonlarda Ofis ürünlerinin satılmasına da engel olunması nedeniyle kusurlu olduğu, kesinleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/1090 E, 1998/1047 K. numaralı dava dosyasından anlaşılmaktadır. Ancak, dava konusu istasyonların davacı tarafından modernleştirilmediği de tartışmasızdır. İstasyonların modernleştirilmesinin, satışların artmasına ve dolayısıyla bir miktar kar artışına neden olacağı kabul edilmekle birlikte, bu artışın, modernleştirme giderine eş değer olacağı yönünde soyut bilirkişi görüşüne itibar edilemez.
Ayrıca, taraflar arasındaki sözleşme süresi 10 yıl olup, sözleşmenin süresinden önce sona erdirildiği tartışmasızdır. Dairemizin istikrar kazanmış kararları gereğince, davacının, davalı yerine o bölgede başka bir bayi bulup bulamadığının belirlenmesi, bulmuş ise bulduğu tarihe kadar olan zararının; başka bir bayi temin edememiş ise bölgenin şartları itibariyle ne kadar süre içinde yeni bir bayi bulabileceğinin bilirkişi marifetiyle, gerektiğinde keşif yapılarak saptanması, akdin münfesih olduğu tarih ile bulabileceği tarih arasındaki, bir başka ifadeyle makul süre gözetilerek zararın saptanması gerekmektedir. Mahkemece, bilirkişi raporlarına karşı davalı tarafından yapılan bu yöndeki itirazlarının dikkate alınmaması doğru değildir.
Öte yandan; Hükme esas alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarında, dava konusu istasyonlardaki önceki yıllarda yapılan satışların ortalaması esas alınmak suretiyle kar kaybının belirlenmesinde esasen bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, raporlarda yer alan rakamsal veriler net olarak anlaşılamamakta olup, raporda hangi metoda göre hesaplama yapıldığı denetlenememektedir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak, kar kaybının uzman bilirkişilerden alınacak denetime elverişli rapor ile belirlenmesi, ayrıca belirlenecek bu kar kaybından indirilmesi gereken modernizasyon giderinin olup olmadığı, modernizasyonun satışlara olumlu yönde ve ne oranda etki edebileceği, davacı tarafın modernizasyon giderini yapmamasından dolayı BK.nun 325. maddesi gereğince tasarruf ettiği miktarın ne olabileceği yönünde aynı raporda bilirkişilerin görüşleri alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle ve eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Davacı taraf, 21.06.2000 tarihinde açılan davada, alacağın reeskont oranında faiziyle birlikte tahsilini istemiş olup, mahkemece, davacı talebini aşar şekilde avans oranında temerrüt faizine hükmedilmesi, HUMK. nun 74. maddesine aykırı olup, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, taktir edilen 450.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy