(1163 S. K. m. 16, 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.06.2004 tarih ve 2003/205 - 2004/236 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif üyesi olan müvekkilinin usulüne uygun olarak düzenlenmeyen ihtarnamelere dayalı olarak ihraç edildiğini ileri sürerek, yönetim kurulunca verilen ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 1 nci ihtarname ile 2 nci ihtarnamede arasındaki 7.000.000.-liralık farkın rakam hatasından kaynaklandığı, ihtarnamelerdeki borç miktarlarının kooperatif genel kurul kararları ve kayıtlarına uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Ortağa tebliğ edilen her iki ihtarnamede bildirilen borç miktarlarının aynı olması, farklı ise bunun nedeninin ihtarnamelerde açıklanması, dolayısıyla ortağın borç miktarlarında tereddüde düşmemesi, ihtarnameye uyulmaması halinde ne gibi bir yaptırım uygulanacağının açıkça gösterilmesi, anasözleşmenin 14 ncü maddesindeki 30 günlük süre geçtikten sonra ihtarname keşidelerine başlanması gerekir. Aksi halde ortağın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16 ve 27 nci maddelerine uygun olarak temerrüde düştüğü kabul edilemeyeceğinden, ihracı da yasaya uygun sayılamayacaktır.
Somut olayda, davalı kooperatif anasözleşmesinin 14/2 nci maddesinde parasal yükümlülüklerini otuz gün geciktiren üyelere ihtar yapılacağı ve yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin ortaklıktan çıkarılacağı hükmü mevcut olup, davalı kooperatifçe davacıya çıkarılan 13.12.2002 tarihli ilk ihtarnameye ekli borç ve ödeme tablosundan 09.12.2002 tarihi itibariyle aidat borcu ve gecikme zammı istenmiş, anılan madde de belirtilen 30 günlük gecikme koşulu beklenmeksizin vade 03.12.2002 olarak belirtildiği halde, Kasım 2002 aidatı da eklenmiş bulunduğu anlaşılmış olmakla, davalı kooperatifçe keşide edilen ihtarname anasözleşmeye aykırı olup, muaccel olmayan aidat borcunun yer aldığı ihtarnameye dayanılarak ihraç kararının verilmeyeceğinin gözardı edilmesi doğru bulunmamıştır.
Öte yandan, davacı ortağa gönderilen ihtarnamelerde, nedeni de gösterilmeksizin farklı tutarlar istenilmiş olup, usulsüz olan ihtarnameye dayalı olarak ihraç kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi de doğru olmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle, ihraç kararı usulüne uygun olmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yerinde görülmeyen yazılı gerekçelerle yazılı şekilde karar doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy