(1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.03.2004 tarih ve 2002/790-2004/317 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili bankanın Konya Şubesi ile dava dışı Karaman A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi hükümleri uyarınca kredi borcuna karşılık bu şirketten müşteri çekleri alındığını, bu çeklerden davalı şirket tarafından keşide edilen 02.12.2000 keşide tarihli 7.000.000.000 TL. meblağlı, 16.12.2000 keşide tarihli 7.000.000.000 TL. meblağlı, 23.12.2000 keşide tarihli 8.000.000.000 TL. meblağlı üç adet çekin müvekkil bankanın Konya Şubesi'ne ibraz edildiklerinde, çekler hakkında ödeme yasağı bulunduğundan işlem yapılmadığına dair şerh düşüldüğünü ancak ibraz tarihlerinin belirtilmesinin unutulduğunu, bu durumda müvekkili bankanın TTK. nun 708. ve 720 nci maddesi uyarınca keşideci ve cirantalara karşı kambiyo hukukuna dayalı takip hakkını yitirdiğini, keşideci davacının da aynı yasanın 644 üncü maddesi uyarınca sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, anılan çek bedellerinin keşide tarihlerinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin dava dışı B. Ltd. Şti. ne satın alınacak mal bedeli karşılığında dava konusu çekleri keşide ettiğini, ancak malları teslim alamadığını, bu nedenle dava konusu çeklerin iptaline karar verildiğini, dolayısıyla müvekkilinin sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığını, dava konusu çeklerin sürelerinde ibraz edilmediklerinden çek vasfını yitirdiğini, davacı ile müvekkili arasında temel borç ilişkisinin de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı keşidecinin tanzim ettiği çeklerin karşılığında mal alamadığından bu çeklerin bedelsiz hale dönüştüğünü, dolayısıyla davalının sebepsiz zenginleşmediği, davalının kambiyo hukukuna göre lehtara karşı ileri sürebileceği bu def'iyi, kambiyo senedinin süresinde ibraz edilmemesi nedeniyle keşideciye müracaat hakkı bulunmayan hamile karşı da ileri sürme hakkının bulunduğu, davacının ciranta olan Karaman A.Ş.nden alacaklı olmasının bir öneminin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece hükme dayanak yapılan Denizli Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nin 04.12.2001 tarih 2000/1082 Esas, 2001/999 Karar sayılı kararının kesinleşip, kesinleşmediği belirlenmeden, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy