(1163 S. K. m. 16, 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.06.2004 tarih ve 2003/207-2004/237 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin yasa ve anasözleşmeye aykırı olarak düzenlenen ihtarnamelere dayalı olarak yönetimce üyelikten ihraç edildiğini ileri sürerek, iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ihracın hukuka uygun olduğu, 2 nci ihtarnamedeki 1.000.000 lira eksikliğin maddi hataya dayandığı borç miktarlarının kooperatif genel kurul kararlarına ve kayıtlarına uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ortağa tebliğ edilen her iki ihtarnamede bildirilen borç miktarlarının aynı olması, farklı ise bunun nedeninin ihtarnamelerde açıklanması, dolayısıyla ortağın borç miktarlarında tereddüde düşmemesi, ihtarnameye uyulmaması halinde ne gibi bir yaptırım uygulanacağının açıkça gösterilmesi yanında, anasözleşmede hüküm bulunması halinde 30 günlük süre geçtikten sonra ihtarname keşidelerine başlanması da gerekir. Aksi halde ortağın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16 ncı ve 27 nci maddelerine uygun olarak temerrüde düştüğü kabul edilemeyeceğinden, ihracı da yasaya uygun sayılamayacaktır.
Somut olayda, davalı kooperatif anasözleşmesinin 14/2 nci maddesinde parasal yükümlülüklerini otuz gün geciktiren üyelere ihtar yapılacağı ve yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin ortaklıktan çıkarılacağı hükmü mevcut olup, davalı kooperatifçe davacıya çıkarılan 13.12.2002 tarihli ilk ihtarnameye ekli borç ve ödeme tablosunda, 09.12.2002 tarihi itibariyle aidat borcu ve gecikme zammı toplamının ödenmesi istenilmiştir. Aralık ayı aidatı dahil edilmemiş ise de, anılan madde de belirtilen 30 günlük gecikme koşulu beklenmeksizin, vadesi 03.12.2002 olarak belirtilen Kasım 2002 aidat borcunun da yer aldığı ihtarnameye dayanılarak ihraç kararının verilmesi, anasözleşmeye aykırı düşmüştür.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda açıklanan yönden ihraç kararı usulüne uygun olmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu noktanın gözden kaçırılması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, bilirkişi raporu alınmış ise de, gerçek borç miktarını tespit etmeyen bu rapora dayanılması da kabul şekli bakımından doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy