(2004 S. K. m. 67) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.01.2004 tarih ve 2001/763 - 2004/28 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin 06.11.1997 tarihinde üyelikten çıkarıldığını, yatırmış olduğu aidatların talep edilmesine rağmen davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine yaptırılan tespit raporunun davalı kooperatife tebliğ edildiğini, tahsiline yönelik başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kooperatif tarafından davacıya tebliğ edilmiş ortaklıktan çıkarma kararının bulunmadığını, ortaklıktan çıkarma kararının kesinleşmediğini, çıkarma kararı kesinleşinceye kadar ortağın hak ve yükümlülükleri devam ettiğinden, davacının ödediği meblağı talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının 06.11.1997 tarihli kararı yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarıldığı, bu kararın 09.01.1999 tarihli olağan genel kurul toplantısında kabul edilerek kesinleştiği, ancak davacının çıkarılmasına ilişkin kararın davacıya tebliğ edilmediği, ihraç kararının noterlikçe ihraç edilen üyeye tebliği zorunlu ise de, MK. nun 2 nci maddesinde yerini bulan, hiç kimsenin kendi kusurundan dolayı lehine hak iddiasında bulunamayacağı, davalı kooperatifin ihraç kararına rağmen ihraç kararının kesinleşmediği savunması ile kendi kusurundan kaynaklanan oluşuma dayanarak hak iddia ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 42.80 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy