(6762 S. K. m. 644)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gönen Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.04.2004 tarih ve 2003/414 - 2004/120 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının keşidecisi ve müvekkilinin hamili olduğu 30.11.2002 tarihli ve 15.000.000.000.-TL bedelli çekin bankaya ibraz edildiğini ancak karşılığının çıkmadığını, davalının çek bedelini ödeyeceğini söyleyerek müvekkilini oyaladığını ve 6 aylık kambiyo takibi yapabilme süresinin geçmesine neden olduğunu ileri sürerek TTK'nun 644 ncü maddesi gereğince çek bedelinin ibraz tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında faiziyle birlikte sebepsiz zenginleşen davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, borcun ve sebepsiz zenginleşmenin nereden kaynaklandığının, davacı malvarlığında ne gibi bir eksilme meydana geldiğinin açıklanması gerektiğini, bunların açıklanmasından sonra cevaplarını sunmak için süre talep ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalının keşidecisi olduğu çekin ciro yoluyla davacıya geçtiği, davacının yetkili hamili olduğu çekin 02.12.2002 tarihinde bankaya ibraz edildiği ancak karşılığının olmadığının anlaşıldığı, sebepsiz zenginleşmenin oluştuğu tarihin çekin bankaya ibraz tarihi olduğu, davalı tarafın çek bedelini ödediğine dair bir delil sunamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 15.000.000.000.-TL'nin çekin bankaya ibraz tarihi olan 02.12.2002 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy