(1163 S. K. m. 17) (2004 S. K. m. 67)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.06.2004 tarih ve 2002/1235 - 2004/743 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatiften istifa ettiğini, ihtarnameye rağmen müvekkiline çıkma payının ödemediğini ve başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra-inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, belirlenen çıkma payının, bilançonun tastık edildiği genel kurul tarihi olan 04.06.2000 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatiften ayrılan ortağın, kooperatife ödediği aidat bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine olan itirazın iptali istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17 nci ve tip anasözleşmenin 15 nci maddeleri uyarınca, davacı, davalıya ödediği aidatları ayrıldığı yılın bilançosunun onaylanmasından bir ay sonra isteyebilecektir. Dava konusu olayda, davacının 68 nolu ortaklıktan 10.08.1999 tarihinde, 69 nolu ortaklıktan 15.07.1999 tarihinde ayrıldığı, davalı tarafından da kabul edildiğine göre, 1999 yılı bilançosunun görüşüldüğü 04.06.2000 tarihli genel kurulundan bir ay sonra 04.07.2000 tarihinde davacının alacağı ödenebilir hale gelmiş olup, bu tarihten itibaren faiz istenilebilir. Bu itibarla, mahkemece bu tarihten itibaren asıl alacağa faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Davacı, kooperatiften ayrıldığına ve ödediği aidat bedelini geri istediğine göre, kooperatifin ana sözleşmesi getirtilerek, anasözleşmenin ilgili hükmü ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17 nci maddesi çerçevesinde, davacının bilirkişiye hesaplatılacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesine karar vermek gerekirken, mahkemece buna ilişkin kooperatif kayıtları celbedilmeden ve bilirkişi görüşüne başvurulmadan, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy