(6762 S. K. m. 1269) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları B.4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.06.2004 tarih ve 2003/284-2004/586 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 17.01.2006 günde davacı avukatı Metin Solmaz ile davalı avukatı Taner Güner gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya kasko sigortalı olan müvekkiline ait aracın 20.03.2002 tarihinde park halindeyken uğradığı hasarın onarımından sonra yapılan tazminat başvurusunun reddedildiğini, 16.08.2002 tarihinde aracın bir başka araçla çarpışarak hurda haline gelmesinden sonra yapılan hasar ihbarının poliçenin iptal edildiğinden bahisle reddedilmesi üzerine girişilen icra takibinin haksız itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 20.03.2002 tarihli hasar bildiriminden sonra müvekkilince poliçe genel şartlarının B-4.2 maddesince fesih hakkının kullanıldığı, esasen prim taksitleri de ödenmediğinden poliçenin bu nedenle de münfesih hale geldiği savunulmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, Kasko Sigorta Genel Şartlarının B-4.2 maddesince kısmi hasarlarda taraflara sigorta sözleşmesini feshetme hakkı tanındığı, davalı sigortacı tarafından ilk hasarın ihbarından sonra 24.04.2002 tarihinde sözleşmenin feshedilerek davacıya iadeli taahhütlü mektupla bildirildiği, davaya konu edilen riziko tarihinde taraflar arasında geçerli bir sigorta poliçesi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Taraflar arasındaki kasko sigorta sözleşmesinin eki ve ayrılmaz unsuru niteliğindeki Poliçe Genel Şartları'nın C.6 ncı maddesi hükmü uyarınca sigortacının bildirimleri, sigorta ettirenin poliçede gösterilen adresine veya bu adres değişmişse son bildirilen adresine noter eliyle veya taahhütlü mektupla yapılır.
Davaya konu edilen hasar tazminatının ilişkin bulunduğu 16.08.2002 tarihli trafik kazasından önce 20.03.2002 tarihinde davacı aracının park halinde iken meçhul bir aracın çarpması sonucu hasarlandığı iddiası ile davacının yaptığı tazminat başvurusu üzerine davalı sigortacı tarafından yaptırılan ekspertiz sonucuna dayanılarak Poliçe Genel Şartları'nın B-4.2 maddesi uyarınca 24.04.2002 tarihinde poliçe iptal edilmiştir. Ancak, bu iptal işleminin davacı sigorta ettiren nezdinde geçerlilik kazanması için anılan genel şartlar düzenlemesine uygun olarak davacıya tebliği zorunludur.
Mahkemece, sözleşmeyi fesih bildiriminin davacıya iadeli taahhütlü mektupla tebliğ edildiği kabul edilmiş ise de, dosyada böyle bir belge bulunmamaktadır. Sadece, davalı tarafça, taahhütlü gönderinin PTT'ye teslim edildiğini belgeleyen posta alındısı fotokopisi ibraz edilmiştir.
Bu durumda, poliçe iptal bildiriminin davacıya tebliği hususu öncelikle araştırılarak 16.08.2002 tarihinde geçerli bir sigorta sözleşme ilişkisinin bulunup bulunmadığının saptanması gerekirken, bu yön aydınlatılmadan yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamıştır.
2- Bozma içeriğine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi gerekli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentteki nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının incelenmemesine, takdir edilen 450.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy