(2004 S. K. m. 72)
Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.11.2002 tarih ve 1997/1309 - 2002/780 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili kooperatifin eski yöneticileri olduğunu, görev süreleri içerisinde kooperatifin ihtiyacı bulunmamasına rağmen kooperatif, adına borç alındığından bahisle senetler düzenlendiğini, bu senetlerin bir kısmında davalıların alacaklı olarak gözüktüğünü, senetlerin usulsüz düzenlendiğini, amacın kooperatifi zarara uğratmak olduğunu ileri sürerek, davalılar elinde bulunan 7.608.000.000.TL. miktarlı senetlerden dolayı yetkili imzaları taşımadığından ve karşılıksız olduğundan borçlu olunmadığının tespiti ile iptaline ve bu çek ve senetlerin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, 1996 yılı genel kurulunda yönetim kuruluna borçlanma konusunda sözlü destek verildiğini, alınan borçların kooperatif inşaatında kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, kooperatif genel kurulunun yönetim kuruluna borçlanma konusunda yetki verdiği, buna istinaden davalılardan borç alınıp senet verildiği, inşaatlar ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemede kooperatifin faaliyet konusunu ilgilendirmeyen imalat ve harcama bulunmadığı, yöneticilerin emniyeti suiistimal suçundan beraat ettikleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı kooperatifin eski yöneticileri olan davalıların kooperatife verdikleri borç nedeniyle aldıkları senetlerden dolayı kooperatifin borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı, davalıların görev süreleri içerisinde kooperatifin ihtiyacı bulunmamasına rağmen kooperatif adına borç alındığından bahisle usulsüz ve yetkisiz olarak senetler düzenlendiğini, davalılar hakkında ceza davası açıldığını ileri sürerek, bu senetlerden dolayı borçlu olunmadığının tespitini istemiş olup, incelemenin bu senetlere münhasıran yapılması gerekirken kooperatifin tüm gelirleri ve harcamaları nazara alınarak sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece, ilk olarak ceza dosyasının akıbetinin araştırılarak, davacının dava dilekçesindeki talepleri ile bağlı kalınarak dava konusu senetlerin davalılara verildiği tarihler itibariyle yetkili şahıslar tarafından düzenlenip düzenlenmediği, bu konuda yetki verilip verilmediği, o tarihte kooperatifin paraya ihtiyacı olup olmadığı ve her halükarda alınan paranın kooperatif kayıtlarına girip, kooperatif menfaatleri doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy