(556 S. KHK. m. 62)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.07.2004 tarih ve 2003/1134-2004/408 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili adına pek çok sınıfta tescilli Maxi marka ve logosunu mağazalarında ve reklamlarında Maxi Tansaş ve Maxi T şeklinde müvekkilinin markasıyla iltibas yaratacak biçimde kullandığını ileri sürerek haksız rekabet ve markaya tecavüzün tespit ve men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000.000.000 TL maddi ve 40.000.000.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kullandığı Tansaş Maxi markasının 35. hizmet sınıfı için müvekkili adına tescilli olduğunu ve Tansaş Mini,Tansaş Midi ve Tansaş Exclusive markalarının devamı niteliğinde olduğunu, sadece mağaza büyüklüğü hakkında müşteriye fikir vermeyi amaçlayan maxi ibaresinin markanın esaslı unsuru olmadığından iltibas ve haksız rekabete neden olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davalının işyerlerinde adına tescilli markalardaki ibareleri kullandığı, bu nedenle davacının iddia ettiği gibi markaya tecavüz ve haksız rekabetin oluşmayacağı, eldeki davada davalı markalarının hükümsüzlüğünün talep edilmediği, İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ndeki 2004/115 Esas sayılı davanın sonucunun bu dosyaya etkili olmayacağı, bu nedenle beklenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde açılan davalı markasının hükümsüzlüğüne dair dava davacı lehine sonuçlansa bile, marka hükümsüzlüğüne ilişkin kararın kesinleşmesinden önceki dönem için markaya tecavüzü yoluyla haksız rekabetten dolayı maddi ve manevi tazminat istenemeyeceğinden ve temyize konu davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiğinden, anılan davanın sonucunun beklenmemesinden bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddin gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy