(1086 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.04.2003 tarih ve 2002/34-2003/135 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.11.2004 günde davalı avukatı N. Dağgeçen gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili üst birliğin ortağı olup, akçalı vecibelerini yerine getirmemesi üzerine, alacaklarının tahsili amacıyla yapılan takibe de itiraz edildiğini ileri sürerek, davalının takibe vaki itirazının iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 1993 yılı sonu itibarıyla davacı üst birlik ortaklığından ayrıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davalının davacı Birlikten çıkma iradesini 06.12.1993 tarihinde birliğe tebliğ ettiği, 31.07.1994 tarihli Birlik Genel Kurulu'nda çıkma isteğinin reddedildiği, bu konuda davalının açmış olduğu davanın reddedilerek, kararın kesinleştiği, bu durumda davalının ortaklığının devam ettiği, davacı üst birlik ana sözleşmesinin 16. maddesinde yapılan değişiklikle, davacı ile pay-işlet-devret sözleşmesi yapan kooperatiflerin ortaklıktan çıkmasının belirli bir süre ile sınırlandırıldığı, davalının bu hükümlerin iptali için dava açmadığı gerekçeleriyle, davanın kabulü ile davalının takibe yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin asıl alacak tutarı olan 2.293.200.000 TL. sına takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek 5.049.130.000 TL. üzerinden devamına, asıl alacak tutarı üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, davacı üst birlik alacağının davalı kooperatiften tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına,%40 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
H.U.M.K. nun 17.maddesine göre kooperatif ile üyeleri arasında açılacak davalarda kooperatif merkezi mahkemesinin yetkili olduğu çekişmesizdir. Anılan yetki kuralı kamu düzenine ilişkin bir kesin yetki kuralı olup, mahkemece resen nazara alınması gerekmektedir. Dosya kapsamından davacı Kooperatif merkezinin İzmir mahkemelerinin yetki alanı içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece davacı kooperatifin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu gözetilerek yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 400,00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy