(4077 S. K. m. 10, 10/A, 23)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Dursunbey Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.07.2003 tarih ve 2003/21-153 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilini davalı bankadan kredi kartı alan R. A.'a kefil olduğunu, icra tehdidi altında kefalet limitinden fazla ödeme yaptığını ileri sürerek, 1.600.000.000 liranın temerrüt faiziyle birlikte istirdadını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın, Dairemizce, eksik inceleme gerekçesiyle bozulması üzerine, bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, kredi kartı üyelik sözleşmesine dayalı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Kararı temyiz edilen Dursunbey Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen hükümden önce, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 10 ncu maddesine eklenen 10 /A madde hükmünde kredi kartı ile ilgili düzenlemeye yer verilmiş ve tüketici kredisine ilişkin 10 ncu maddeye atıf yapılmış olup, 23/1 nci madde hükmü karşısında, bu davaya bakmak tüketici mahkemelerinin görevine girmiştir. Öteyandan, bu davalar aynı Kanun'un 23/2 nci madde hükmüne göre, harçtan muaftır.
Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, Dursunbey'de müstakil bir tüketici mahkemesi ve ticaret mahkemesi bulunmamaktadır. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 22.6.1995 tarih ve 437 sayılı kararına göre, tüketici mahkemesi kuruluncaya kadar bu mahkemelerde görülmesi gereken davalara, o yerde varsa ticaret mahkemesinin, yok ise, sadece 1 ve 2 nolu asliye hukuk mahkemesi bulunan yerler için 1 nolu; üç yada daha fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerler için, üç nolu asliye hukuk mahkemesince bakılması gerekmektedir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun daha sonra alınan 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile müstakil tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde tüketici mahkemelerinin görev alanına giren iş ve davalara, yargı çevreleri asliye hukuk mahkemesinin yargı çevresi ile aynı olmak üzere o yer asliye hukuk mahkemelerinde görülmesine karar verilmiştir.
O halde, mahkemece, bu davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmasına ilişkin bir ara kararı verilerek, yukarıda belirtilen yasa hükümleri çerçevesinde davanın ele alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, genel mahkeme sıfatıyla davaya bakılması doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, hükmün bozulmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy